sitem
Ben ona sıkıntılı güz günlerinde 
Yedi renkli yaz yağmurları dilemiştim 
Kırmak istememiştim duygu filizlerini 
Büyük bir ustalıkla susturup içimdeki uğultuyu 
Rüzgarımı olanca yumuşaklığıyla salmıştım üzerine 
İncinmesin diye tek 
Acıyı bile ters yüz eden 
İncelikli bir gülümsemeyle yüzümde 

Ben ona gittikçe soğuyan zamanlarda 
Sıcacık bir sığınak olayım istemiştim 
İnsanlar içinde üşüdükçe 
Güvenle gelebileceği 

Kuşların kanatları neden vardır? 
Bir insan neden ağlar yarı yaşına gelince? 
Bulutlar gökyüzünün yükü müdür, süsü müdür? 
Tutsağı mıdır rüzgarın, sevgilisi midir? 
Konuşayım istemiştim bir yüreğin dilince 
Yanıtı olmayan sorularda boğmak istememiştim 

Ben ona sabah olamasam da 
Dingin bir ikindi olayım istemişimdir 
Herşeyin usul usul durulduğu saatlerde gelsin 
Yüzünde uçuk bir gülümsemeyle 
Yaslasın yorgunluğunu gövdemin yaşlı çınarına 
Serip üzerine yapraklarımın ağırlıksız yorganını 
Dinlendireyim istemiştim 
Üşütmek istememiştim. 

Ben ona ne istemişsem bu yalnızlık aylarında 
Gecikmiş... İnce... Güzel ve uzak... 
Biraz da kendime istemiştim 
Sevgi adına 

Şükrü Erbaş

Nuri Torun, bir alıntı ekledi.
Dün 04:53 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Amerikalı bir kadın, "Nasıl oluyor da hala kitaplarınızdan bazılarını, Adolf Hitler'in dili olan Almanca'da yazabiliyorsunuz?" diyerek bana sitem etti. Karşılık olarak, mutfağında bıçak olup olmadığını sordum, "Evet" yanıtını alınca, ürkmüş, şok olmuş gibi yapıp bağırdım: "Onca katil, kurbanlarının karnını deşip öldürmek için kullandıktan sonra nasıl hala bıçak kullanabiliyorsunuz?" Sonuç olarak Almanca kitap yazmama itiraz etmeyi bırktı.

İnsanın Anlam Arayışı, Viktor E. Frankl (Sayfa 162)İnsanın Anlam Arayışı, Viktor E. Frankl (Sayfa 162)
Kalbin Aklı, bir alıntı ekledi.
Dün 01:38

Hassan b. Sâbit
Gariplere söyle,
Peygamberle birlikte terk etti onları iyilik,
Aydınlık uzaklaştı onlardan.

...

Kime sitem edeceğiz şerlerinden korkmadan,
haddi aştığında dil, sürçtüğünde ya da
O ışık nurdu Allah'tan sonra uyduğumuz
Kulağımız, gözümüz
Keşke üzerini toprakla örttüğümüz gün
Geride kimseyi bırakmasaydı Allah
Yaşatmasaydı ne kadın ne erkek hiç kimseyi
Boynu bükük kaldı Neccaroğulları'nın
Takdiri ilahidir bu.

Peygamberin Aynaları, A. Ali Ural (Sayfa 147 - Şule)Peygamberin Aynaları, A. Ali Ural (Sayfa 147 - Şule)
Sevda, bir alıntı ekledi.
22 May 02:17

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar.
Gözlerinde bir bitmez, bir tükenmez güzellik
Saçlarında ilkbahar.

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Gülüşünde taze serin bir rüzgar
Ellerin yine eskisi kadar güzel
Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar.

Bir gün baksam ki gelmişsin..
Hasretin içimde sonsuzluk kadar.
Şaşırmış kalmışım birdenbire çaresiz.
Dökülmüş yüreğime gökyüzünden yıldızlar.

Bir gün baksam ki gelmişsin.
Ne yüzünde bir gölge, ne dilinde sitem var.
Tozlu pabuçlarını gözlerime sürmüşüm
Benim olmuş dünyalar

Harman, Yavuz Bülent BakilerHarman, Yavuz Bülent Bakiler