Öncelikle eserin dili inanılmaz yorucu ve kasvetli bunu yazarın bilinçli bir tercihi olarak kabul edebiliriz. Nitekim eserin bilinç noktasında tek akli yönü de yazarın okuyucuya karşı olan bu tutumu. Eser tam bir delilik halinde ilerliyor . Postmodern romanın eser içinde eser özelliği kullanılmış Pamuk'un Yeni Hayatı'nın akıl hastahanesine düşmüş versiyonu gibi. Kahramanımız Korin bir el yazmasının peşinde hem şimdi de hem de tarihte sürüklenir. Fakat bu sürükleniş o denli muğlak ve anlamsızdır ki okuyucu olarak siz de bu fırtınanın tozu oluyorsunuz. Kitapla ilgili alıntı yapılabilecek tek bir cümle dahi yok . Belki de yazar koca romanı tek cümlede bir yerde şöyle özetliyor Macaristan var fakat Macar yok artık onun yerine biraz Roman Çingene Sırp Germen karışımı bir şey var diyor. Tüm roman bunu söylemek için yazılmış olabilir. Keza romanın iki dünya savaşına da katılmamış İsviçre'de sonlanması da ayrı bir ironi. Savaş ve Savaş okurken de savaştığınız bir eser delilikle tarih arasında...