ortaokulda okuduğum watty kitaplarına benzemesine rağmen kısa olması ve eğlendirmesi yüzünden ben sevdim. yeraltı edebiyatı okurken kenarda güzel gidiyor bu işi daha sık yapacağım
düşünüyordu bütün olasılıkları. bunun için buradaydı. insandı ve bir aklı vardı. ikisi bir araya gelince atom bombası ortaya çıkmıştı, dolayısıyla o da kimonosunun altında kalın bir ip gibi duran adamın gerçekte ne olduğunu anlayabilirdi. zor değil, dedi kendi kendine. insanları anlamak zor değil. hepsinin de doğum izleri gibi karakter izleri var sağlarında sollarında. biraz dikkatli bakmak yeter. haritalara benzerler. ölçeklerinin nerede yazıldığını bulana kadar korurlar esrarlarını. sonra bir güneş kadar bilinir hayatları. sarışınlara benzeyen hayatları. güzel ama aptal hayatları...
büyük salonun içinde çıplak ayaklarının üzerinde tekrarladıkları vuruşların bir felsefesi olması gerekmiyor. dünyanın da bir felsefesi olması gerekmiyor onlar için. çünkü sırtında yaşıyorlar ve bu onlara fazlasıyla yetiyor.