“Beni asla tanımamış sana” diye başlayor mektup. Böyle tutkuyla, saplantılı sevmeye değer mi sorusu kaldı kitaptan geriye. Sadece acı gördüm mektupta, salt kendine hak görülmüş bir acı.
İnsan severken karşıdakinin o sevgiye değer olduğunu düşünerek mi sever yoksa sadece yüreğince sever mi? Güzel sevme potansiyeline, kabiliyetine sahiptir ve karşıdaki aslında yalnızca "vardır". Öylesine sevilmeye muhattap olma şansına erişmiştir. Acı ise altının demir dökümhanesinde işlenmesi misâli... Her bir vuruş benliği kasan bir başka sancı..