“Kendi kafasında yarattığı bir hayalin peşinde kendini kaybetmeyecekti. Bunu ona hayat öğretmişti. Hissettiği açlıkla gerçek olmayan hiçbir şeye teslim olmayacak, yıkılmayacaktı.”
“Başka duygular devreye girdiği anda kaybolan, aniden unutulan, umursamazlığa yenik düşen, zamanla etkisi hafifleyen hiçbir şey aşka ait değildi. Yalandı. Sahip çıkılmamış her şey yalandı. Duygulara gerçeklik yükleyen tek şey, sahip çıkılmalarıydı.”
“Sahip çıkmak gerçek aşkın ilk kuralıydı. İkinci kural ise öncelik tanımaktı. Her şeyden, herkesten önce, her duygunun önünde olmalıydı sevgilinin varlığı, yoksa hissedilen şey aşk değildi.”