Burasıdır zamanı tarif edilebilenin, burası yeri yurdu.
Söyle ve kabul et. Her zamankinden daha çok eksilir gider yaşanabilir şeyler, zira, onları kovup yerlerine geçer manasız eylem.
Eylem ki altında kabukların, hemen çatlamaya hazırdır,
içerideki hareket büyüyüp de kendine başka bir sınır
çizer çizmez.
Biz de asılırız hayata ve üstesinden gelmek isteriz,
isteriz yalın ellerimize almak,
dolup taşan bakışlarımıza ve dilsiz kalbimize.
Ta kendisi olmak isteriz. - Kime verebiliriz ki? En iyisi
her şeyi ebediyen elinde tutmak ... Ah, öteki aleme,
heyhat, ne götürülür ki öteye?
Bir kereciktir
her şey, tek bir kere. Bir kere ve bir daha asla. Ve bizler de
bir kere. Bir daha asla. Ama bu
bir kere var olmak, sadece bir kereliğine bile olsa:
dünyada olmak, geri alınamaz gibi.
Fakat engin geceleri yazın,
geceleri, yıldızları, yıldızları dünyanın.
Ah, bir gün ölü olmak ve onları bilmek sonsuza kadar,
tümünü, tüm yıldızları: zira nasıl, nasıl, nasıl unutulur onlar!