İnsan istemeyi aklından geçirmediği malların yokluğunu kesinlikle hissetmez, bunlar olmaksızın da tümüyle memnundur; öte yandan yüz kat daha fazlasına sahip bir başkası, istediği şey onda olmadığı için kendini mutsuz hisseder.
Güçlü ve zayıf yanlarımızın nerede
olduğunu araştırınca her şekilde yarar sağlamaya çalışmak için göze çarpan doğal yeteneklerimizi geliştireceğiz, kullanacağız ve hep uygun ve geçerli oldukları yere yöneleceğiz fakat doğamız gereği yeteneğimizin az olduğu seyler için çaba harcamaktan bütünüyle ve kendimizi zapt ederek sakınacağız; beceremediğimiz șeyi denemekten kaçınacağız. Sadece bu
noktaya ulaşan kişi her zaman tam bir dirayetle tamamen kendisi olur ve kendinden ne bekleyebileceğini bildiği için asla hayal kırıklğına uğramaz.
Nihayet güneş battı. Meg bunun benim için gitme vakti olduğunu anlamıştı.
"Geri gelecek misin?" diye sordu.
"Her zaman," diye söz verdim. "Güneş her zaman yeniden doğar."
...Mesele yemin ederken bunu ne kadar yüksek sesle ya da hangi kutsal sözcükler eşliğinde söylediğin değildi. Bunu söylerken samimi olup olmadığındı. Ve verdiğin sözün tutmaya değer olup olmadığıydı.