Bir şimdi var, bir gelecek, bir de tarih; daha doğrusu tarih diye bir sandık ki tıka basa dolu. Kleopatra, kendi zamanından binlerce yıl önce yapılmış olan piramitlere hayretle bakıyor, biz ise zamanımıza daha yakın olan Kleopatra'yı piramitler zamanına itiyoruz.
Yaşlanmak, yaşama hastalığının son evresi gibi bir şeydi. Çoğunlukla akıl sağlığının yitirildiği ve yerini hayatta aradığını asla bulamayacağından emin olmanın getirdiği huysuzluğun aldığı bir evre.
Unutulması gerekip de unutulamayanlar katlana katlana çoğaldı. Meğer önce yarını unutmak gerekiyormuş. Her doğanın yeni bir güneş olduğuna inanacak kadar unutmak.