“Sezai Karakoç’u bilir misin?”
“Adını sadece. Okumuşumdur belki de bir şeyler ama hatırlamıyorum.”
“Çok güzel bir dizesi vardır Sezai Karakoç’un. ‘Biz koşu bittikten sonra da koşan atlarız’ der. Koşun bitti belki. Ama yine de koşmalısın.”
Kitap arkalarını okuyorum yeni çıkanlar bölümündeki. Berbatlar. Okuyucuyu tavlamak için yapmadıkları zirzopluk yok artık edebiyatçıların. Bu kadar sıradanlık peşindelerse niye daha çok para kazanabilecekler bir şey yapmıyorlar?