Selda S.

Selda S.
Nosce te ipsum!
Eski aşklara dönemezsin, ama eski kitaplara dönebilirsin..
Öyle bir aşk yaşamışındır ki, bir daha artık böylesini yaşayamam dersin. Aşk sözcüğüne anlamını veren, bedeninin tüm hücrelerinde, sinirlerinin her atomunda duyduğun bir duygudur. Sonra bir gün, bir rastlantı, yeniden aynı heyecan, aynı coşku, aynı yoğunlukta yaşanan anlar… İnanamazsın. Bir düşteyim sanırsın. Kitaplar da benim için böyledir. Eski aşklara dönemezsin, ama eski kitaplara dönebilirsin. (Kitapların ölmezliği burdan mı gelir?) Bu nedenle de, yıllar var ki, gene eski aşklarımı okuyorum. Dostoyevski’yi, Kafka’yı, Rimbaud’yu… Ferit Edgü
Reklam
Hayat eve sığar!
Dost
Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız Dokunarak uçalım. insanlardan buz gibi soğudum, işte yalnız sen varsın Öyle halsizim ki hiç sorma Anlarsın. Cahit Külebi
Bu kitap, aslında iyilik denen şeyin bu akla ziyan vakitlerde zihnimize işlenmeye çalışıldığı gibi enayilik ya da eziklik değil, tam tersine, bu şehri yoktan var eden temel güç olduğunu anlatıyor. İyilik, her şeye boyun eğmek değil.Susmak, kabullenmek değil.Eğri zamanda doğru yerde kalabilmek. Sırtında dünyanın yükünü de taşısan, başını dik tutabilmek demek. İyilik kocaman rengarenk bir şemsiye, merhamet, vicdan, adalet, dürüstlük, vefa, sevgi, hoşgörü, azim, dostluk, şefkat..ve insan olmaya dair tüm erdemleri altına sığdırıp koruyor. Küskün iyilerin artık kendi üstlerine kilitledikleri kapıları açıp içlerine gömdükleri iyiliğin onlara verdiği hak ve hürriyetle yeniden eski yerlerini almalarını tüm kalbimle diliyorum.
Sayfa 344 - Hep Kitap·Kitabı okudu
Bakış açısı...
1986’da Guardian gazetesinin, pek çok kişi gibi benim de aklımda yer eden bir televizyon ve sinema reklamı vardı.Siyah beyaz bir haber filminde bir dazlak, gelmekte olan bir arabadan kaçıyordu. Filmde güçlü bir insan sesi dışında bir ses yoktu.”Bir bakış açısından görülen bir olay, bir izlenim yaratır,” diyordu.Aynı adam biraz sonra başka bir açıdan gösteriliyordu: Bu sefer bir iş adamına doğru koşuyordu.Görünüşe göre ona saldıracak ya da çantasını çalacaktı. “Başka bir bakış açısından, bambaşka bir izlenim yaratır.” Başka bir çekimde bu sefer sahneyi tepeden görüyorduk. Bir inşaatın malzemeleri kontrolsüz bir şekilde iş adamının başının üzerinde sallanıyordu. Dazlak, iş adamını kenara çekiyor ve o malzemeler yere düşerken adamın hayatını kurtarıyordu.Ses, “Ancak resmin bütününü gördüğünüzde ne olduğunu tam anlayabilirsiniz,” diyordu. BMP’den John Webster tarafından yaratılan “bakış açıları” hâlâ en iyi televizyon reklamlarından biri olarak anılıyor. Britanya’da büyük bir kesin bu reklamdan sonra haberleri taraf olmadan, dünyayı gerçekte olduğu gibi sadece Guardin’ın sunduğuna dair güçlü bir inanca kapıldı. Etkileyici bir yaklaşımdı ve öyle başarılı oldu ki “resmin bütünü” temasına 2012’deki reklam kampanyasında geri dönüldü. Mesele, hiç kimsenin aslında resmin tümüne hakim olmaması.Hayat böyle olmayacak kadar karışık.
Sayfa 30 - Domingo·Kitabı okudu
Reklam