Bu kitap, aslında iyilik denen şeyin bu akla ziyan vakitlerde zihnimize işlenmeye çalışıldığı gibi enayilik ya da eziklik değil, tam tersine, bu şehri yoktan var eden temel güç olduğunu anlatıyor.
İyilik, her şeye boyun eğmek değil.Susmak, kabullenmek değil.Eğri zamanda doğru yerde kalabilmek.
Sırtında dünyanın yükünü de taşısan, başını dik tutabilmek demek.
İyilik kocaman rengarenk bir şemsiye, merhamet, vicdan, adalet, dürüstlük, vefa, sevgi, hoşgörü, azim, dostluk, şefkat..ve insan olmaya dair tüm erdemleri altına sığdırıp koruyor.
Küskün iyilerin artık kendi üstlerine kilitledikleri kapıları açıp içlerine gömdükleri iyiliğin onlara verdiği hak ve hürriyetle yeniden eski yerlerini almalarını tüm kalbimle diliyorum.