Aynı safta yan yana savaşan kimseler gibi yardımlaşmaya gelince, olamaz bu, çünkü birbirimize yakın gelelim derken karşılıklı ateşin içine düşebiliriz.
Ağzıma gelen incitici sözler, kardeşim olan sana değil de, içinde bulunduğun partiye atılmış taşlardır. Senden bana gelen öfkelendirici sözlerle de doğrudan doğruya beni hedef tuttuğunu sanmıyorum. Ama barikata ateş ediyorsun ve bunu yapmakla iyi bir iş yaptığını sanıyorsun, oysa barikatın arkasında ben varım.
Bütün bunların birazcık üstünde durup düşün, olur mu, sanmam ki buna karşı söyleyecek fazla bir şey bulasın. Ama sana düşündüğümden başka türlü de konuşamam; bu konuları aşağı yukarı bu açıdan görmeli.
Ne sen ne ben politika yapmıyoruz ama yeryüzünde ve bu dünyada yaşıyoruz, dünyada ise insanlar bölük bölük birleşip ayrılırlar birbirlerinden.
Bulutların suçu mu, eninde sonunda, şu ya da bu fırtına kümesindenseler? Pozitif ya da negatif elektrik taşıyorlarsa? Hoş insanlar bulut değil. Kişi olarak, insanlığı meydana getiren bütünün parçasıyız. Bu insanlığın içinde de partiler vardır. Birbirlerine karşıt olan bu partilerin birine ya da ötekine girmemiz ne dereceye kadar koşullara ve rastlantıya bağlıdır?
Evet, eskiden 1848 yılında yaşıyorlardı, biz bugün 1884 yılını yaşıyoruz; değirmen ortadan kalkmış ama yel hala esiyor.