Emekci sinifindanim. Ama dunyayi ayakta tutan, bu sinif; ayrica somurulenler de bu emekci sinifi. Nasil bir devrim ki bu, emekci sinifinin anlayamayacagi buyuk buyuk laflar atiyor ortaya. Ne kadar sacma bir sosyal devrimdir bu!
İş ilanlarına bakmak gelmiyordu içimden bir türlü. Bir masaya oturmuş birinin önünde durup iş istediğimi; o işe uygun olduğumu söylemek çok zor geliyordu bana. Samimiyetle söylüyorum, yaşam beni dehşete düşürüyordu. Yemek, uyumak ve çıplak dolaşmak için insanın yapmak zorunda olduğu şeyler ürkütücüydü. Ben de yatakta kalıp içiyordum. İçtiğin zaman dünya yine ordaydı, kaybolmuyordu ama boğazına sarılmıyordu en azından.
Bu tür işlerde insan yorulur. Yorgunluğun ötesinde yılgınlaşır. Abuk subuk ve harikulade konuşur. Deli gibi söylenir, espri patlatıp küfür savururdum. Cehennemde kahkaha eksik olmaz.
Beş gündür ilk kez yalnız kalıyordum.Yalnızlıkla beslenen biriydim; yalnızlığımı alırsanız yemeğimi ve suyumu almış kadar olursunuz. Yalnız kalamadığım her gün gücümden bir şeyler alıp götürür, Bununla övünmüyorum ama önemliydi benim için. Odanın karanlığı güneşti bana.