Merhabalar
Öncelikle birazcık kitabın yazarından bahsetmek istiyorum daha doğrusu benim Ahmet Ümit hakkında ki düşüncelerimden. Yazarın eserlerini okumadan önce kendisine ön yargılı yaklaştığımı söylemeliyim. Okuduğum ilk kitabı Kayıp Tanrılar Ülkesinde'ydi ve ilgimi, merakımı sayfa sonuna kadar hiç kaybetmediğim bir kitaptı. Keşke aynı duyguları beslediğimi bu kitap için de söyleyebilseydim. Aşk hayatımın çalkantılı olduğunu hissettiğim bir dönemde hevesle başladığım Bir Aşk Masalı,içerisinde sürekli birbirini tekrar eden bir olay örgüsüne sahip bu yüzünden epey bir sıkıldım. Fakat başladığım kitabı bitirmek istedim ve nihayetinde kitabı bugün sonlandırdım. Kitapta bahsi geçen beş prens bir gece aynı rüyayı görürler ve rüyalarında görmüş oldukları ışıl ışıl parlayan ,fazlasıyla güzel olan bir kızın peşine düşerler. Uzun uğraşlar sonucunda isteklerine ulaşırlar, fakat Aşk Tanrıça'sının öğütlediği beş kuralın sonuncusunu yani en önemlisini unuturlar "Özgürlük". Kitabın sonunda geçen cümleler şöyledir " Özgürlük yoksa kararlılık felaketle sonuçlanır; özgürlük yoksa cesaret zulmün kapısını açar; özgürlük yoksa tutku büyük bir zindana dönüşür; özgürlük yoksa iyilik en korkunç kötülükleri uyandırır. Siz aşkı hükmedilecek bir ülke zannettiniz, sevgiliyi ise bir savaş ganimeti. Oysa aşkın bunlarla alakası yoktur. Sevmek için insanın hür olması gerekir, anlayın artık, özgürlük yoksa aşk da yoktur".
Aslında kitabın son 20 sayfasını okumanız ana fikri anlamanız için yeterli olacaktır. Dilerim Ahmet Ümit hep polisiye, gerilim, cinayet romanları yazar zira kaleminden çıkan bu bayat aşk hikayesini okurken fazlasıyla sıkıldım. Aşk' ın prens ve prenses ile anlatıldığı, anlatılmaya çalışıldığı saçma kitaplardan biri daha . Fakat verdiği öğütler gerçek hayatla doğru orantılı bunu da