Kitaptaki başkahramanımız bizdeki devrişlere denk gelen uzak doğu din adamlarından bir keşiş.
Kitap keşişin bir tüccarla bir handa gece uyku tutmaması üzerine anlattığı bir anıdan ibaret sadece. Keşiş çıktığı hac yolculuğunda girdiği bir yol sonucu karşılaştığı güzel bir kadın ve onun hayvanlarıyla yaşadıkları, keşişin dini imtihanı ve sonunda kadın ve hayvanların aslında kim olduğunu anlattığı kısa bir macera kitabı. Boş vakitte birkaç saaat ayırara okunabilir.
Jean. Cristophe. Grange. Polisiye desen var, macera desen var, bilgi desen var. Son 250 sayfasını bir günde okuttu bana kendisi ve yine sonunda şaşırttı. Ve artık iyiden iyiye bu yazarın dehanın da ötesinde başka bir varlık olduğunu düşünmeye başladım. Kitabın da içinde olduğu gibi ancak kendi bizzat yaşasa yazabilir böyle bir kurguyu. Bir katil ancak bu kadar detaylı tasvir edilebilirdi sanırım. Özlemiştik, özlemimizi giderdik. Bir sonraki Grange’lara..!
Kitap sıkıcı başladı. İlk 50 sayfadaki uzun uzun betimlemeler beni sıktı açıkçası.Fakat sonra o betimlemeleri katili bulurken kullanınca mantıklı geldi.
Kitabı okurken her sayfada başkasının katil olduğunu düşünüyorsunuz ama kitabın sonunda katil tahmin etmediğiniz biri çıkıyor. Yani kitabı okuyup bitirdiğinizde kitaptan memnun kalıyorsunuz.
Yazarın ilk kitabıymış sanırım , başarılı bir kitap olmuş. Okumayı düşünüp incelemelere bakanlar varsa kitabı tavsiye ederim
Komiser Muharrem Baltalı Hano'nun Peşinde "Efendim... Siz adalete inanıyor musunuz?"
"Adalete inanmıyorum çünkü güç kimin elindeyse adalet denilen palavra da onun kurallarına göre işliyor"
Komiser Muharrem