Koca dünyada, büyük evimde, insanlar dolu hayatımda yapayalnızım. Bir sonbahar esintisinde ağaçtan düşüp usul usul süzülen bir yaprağım ben. Sonunda yere düştüğümde çürümeye belki de birisi tarafından ezilmeye mahkumum. Bu dünya da yalnız olmaya, üzülmeye, birileri tarafından ezilmeye mahkumum. Kötünün içinde var oldum, kötünün içindeki karanlığı görmüş şekilde öleceğim. Mutluluk nedir bilirken üzülmenin var olmuş haliyim. Şimdi ise gözüm yaşlı, kalbim kırık haldeyim. Bir ah etsem, belki yer yerinden oynar. Bir iç çeksem tüm dünya benim yerime ağlar.