senin bir kadın için hükmettiğin yollar haktı da, ben bir adamın masumiyetinde, duruluğunda, el değmemiş teninde yaşamaktan nasibimi almış oldum diye, günaha mı bulandım?
bu sonu gelmez nefretiniz, ucu nereye dayanır bilmediğim öfkeniz, şehvetim, aynı cinsime yönelik diye mi dolanıyor boynuma?
-sinner
beni tanımamıştın, o an tanımadın, hiçbir zaman, beni hiçbir zaman tanımadın. sana, o an yaşadığım hayal kırıklığını nasıl anlatabilirim, bilmiyorum, sevgilim, çünkü o an senin tarafından tanınmamak gibi bir kaderi, ömrüm boyunca sürecek bir kaderin acısına ilk defa katlanıyordum ve artık o kaderle de ölüyorum; senin tarafından hiçbir zaman ve hâlâ tanınmamış olarak.
çünkü yeryüzünde hiçbir şey, karanlıktan gelen bir çocuğun fark edilmeyen sevgisine benzeyemez, çünkü o, öylesine umutsuz, öylesine teslim olmuş, öylesine adanmış, öylesine pusuda bekleyen ve tutkuludur ki, yetişkin bir kadının arzulu ama bilinçaltında hep beklentide olan aşkı ile karşılaştırılamaz.