Evrenin başlangıcında yıldız kümeleri, yıldızlar ya da gezegenler, hayat veya uygarlık yoktu. Yalnızca uzayın tümünü kaplayan parlak ve tekdüze bir ateş yuvarlağı vardı.
Hayatımda okuduğum ve beni gerçekten etkileyen bir kitap oldu. Aslında çocukluğumdan beri gezegenlere, tüm evrene karşı bir merakım ve heyecanım vardı. Bu kitapta bu merakımı ve heyecanımı perçimlemiş oldu. Okurken hem inandığım Yaratıcı'ya hem de bilime olan saygım ve hayranlığım arttı. Bitirdikten sonra hemen tekrar okumaya başlamak istedim ama bunu daha sonrasına bıraktım çünkü yıllar ya da aylar sonra tekrar okuduğum da nasıl bir bakış açısıyla okuyacağımı ya da ben de aynı şeyleri tekrar uyandıracak mı bunu merak ettiğim için.
Kitaptan, içeriğinden bahsetmek gerekirse artık, diyebiliriz ki okurların kitabı okuduğunda kolay bir şekilde kozmosla ilgili elle tutulur şeyler öğrenebileceğidir. Elbette anlayabilmek adına tekrar okunması gereken cümleler oluyor. Ancak popüler bilim denilen yani tüm insanların okuduğunda, ulaştığında kavrayabileceği bir şekilde kaleme alınmış ve aslında bu amaçlanmış zaten. Bilimin bu alanında merakı olan olmayan herkese tavsiye edilebilecek bir kitap.
Güzel aydınlanmalar
Kitabın arka kapağında yazan kitapla ilgili kısımda da yalnız başına tatile çıkan Baron ile oğlunun tedavisi için tatile gelmiş bir annenin hikayesi anlatılıyor yazılmış. Ancak bana göre bu hikaye de aslında o oğlan çocuğunun gözlemledikleriyle ve farkında olduğu şeyler çerçevesinde biraz hayata karşı, insanlara ve kendi benliğine karşı durumunu, değişimlerini okuyoruz, Baron ve annesi üzerinden. Benim bu hikaye de en hoşuma giden kısımlar çocuğun kendine ve insanlara karşı farkına vardığı noktalar oldu. Bizlerin de ansızın yaşadığımız farkında olma durumları hikayeyi içselleştirmemi sağladı.
Yakıcı SırStefan Zweig · Kızıl Panda Yayınları · 202351,4bin okunma
İlk defa, hayatın hiç düşünmediği gerçekleri olduğunu, etrafını saran birçok şeyin bir şeklide kendilerine ait bir değer taşıdığını, özel bir ağırlığa sahip olduğunu hissediyordu.
Hayatında ilk defa insanların benliğini anladığını düşündü:Birbirlerine düşmanmış gibi görünseler de aslında insanlar birbirine hep ihtiyaç duyar, insanlar tarafından sevilmek çok hoş bir duygudur.