Samet

Samet
@smetym
naçizane kısacık ömürlerinizde yalana yer vermek sizi hayli yoracak, biraz hakikatli ve dürüst olmanın kimseye bir zararı dokunmaz.
Kendine Ziyaret
bazen durmaz, durduramazsın. kimi zaman gelen olur bu durmayan, kimi zaman giden. her halükarda değişmeyen tek şey vardır; güçsüzlüğün. hani o kim olduğunu unutup; her şeyin üstesinden gelebileceğini, düşündüğün zamanlar. ahh, ne deli anlar onlar. çıldırmanın eşiğine pusu kurmuş akıllar. tek bir hareket bekliyor, ramak kalmış. kendinden geçmeye istekli, oysa istediğinden geçse yetecek. haberi yok, ya da umursamıyor. belkide bilmiyor, öğrenmesi gerek. neyse, derin bir nefes al. sal içindeki hudutları semaya, daha derinlere dal. acele de etme, biraz kal. solu havasını yüreğinin, harabelerden geriye kalanlara bak. elinden gelirse onar. gelmiyorsa uğraşma fazla. zaten yıkıksın, birde yorulma...
Şiir
Reklam
bir çay koydum kendime. birde sigara yaktım. karanlık odamın baş ucunda geçirdiğim, kaçıncı sensizlik bu? etrafa bakıyorum ama görmek hayli zor. içimde yapamadıklarımın telaşı, ümitlerimi kovalıyor. bu benim kendimle sohbetim. kendime olan acımasızlığımı böyle törpülerim. derinden bir kötülük, bir korku. hangi çıkmazın köşebaşı bu? nitekim yoksun, iyilikten geri kalmış. ileride bir ışık var fakat biraz sararmış. hasta mı? yoksa kederden mi bu soluk ışıltı? kendine gel demek için geç mi kaldım? yoksa sesimi duyuramayacak olmam mı içimdeki kaygı? velhasıl bende bir karartı vardır. dardır gönlümün yolu, ama evlâdâ yârdır. bir çelişki, bir dürtü, belki bir kaç hatıra. kötüyse de benimdir, yolumdur, kararımdır...
Şiir
hayattan bir beklentimiz yoktu. hayatın da bizden olmadığı gibi. esen rüzgara verip sırtımızı; bir sağa, bir sola savrulduk hep. tuzu biberi oldu kader denen yemeğimizin; hüzün ve keder. mutluluk susuzluğu; kuruttu gönlümüzün dudağını. içten içe sarılıp kendimize doğru; akıttık göz yaşımızı bağrımıza. ağıtlı çığlığımız vermedi fırsat; başka sesleri duymaya. bir dert bizde yüklü diye bildik. oysa ne acılarla sürüp giden, ne nice yaşamlar ayak bastı bu topraklara. ne güneşli günleri umutla bekleyen; ne soğuk karlar yağdı yeşil yapraklara. hiç biri vazgeçmemişken davasından, biz kırıldık yarı yolda. hep güçlü görünürdük ama; ne hal kalmış elde, ne derman kolda. ve bittik. öylece çekip gittik; dönmedik arkamızı. böyle mazlum bir hikâyeye; karaladık imzamızı...
Şiir
vefa bir veba gibiydi bizde. fedakârdık, bu yüzden çok ağladık. sonra olanları hep kadere bağladık. soğuk baharlarımız oldu, karlı yazlarımız. başkalarının ki gibi narince alnımıza değilde, yüreğimize bir hançerle kazınmış yazılarımız. bu yüklerle fazla yol alamazdık, yarı yolda geri dönmek geçmedi değil içimizden ancak yinede dönmedik. belki ölmedik ama; uğurunda ölebileceğimiz şeyler için yaşadık. dur durak yoktu filmimizde, bir solukta geçip gidiyordu. hep seçemiyorduk, fazla şansımız da yoktu. kör değildik, görüyorduk olup biteni. olmasını istediğimiz şeyleri imkansızlıklarımız katlederken izledik. biz bizeydik, aramızdan su sızmıyordu. bekledikçe artan özlemlerimiz de oldu, sevindiğimiz, güldüğümüz, beğendiğimiz şeyler de. kavuşamamak ne acı değil mi ? isteyip ulaşamamak, bir adım atamamak. işte tam bu yüzden; yazıklar olsun bize ve size, açtığında koklayamadığımız gonca güllerimize, hep bir çabayla geçen sahte ömürlerimize ve kayıp sandallarda unuttuğumuz güzel günlerimize...
Şiir