Moi loli

Moi loli
Burası benim güncem. İçinden çıkamadığım hisleri buraya yansıtıyorum, iyileşmek için kendimle yüzleşiyorum.
Çocukluğum denilince aklıma Marmaris geliyor. Bir evimiz vardı, Armutalan taraflarında. Ormanlığın, çiçeklerin ortasındaydı. Okulumun hemen yanındaydı evimiz. Her okuldan çıktığımda koşarak sürekli oturduğum bir çimenliğe gider otururdum. Sürekli aynı yere oturduğumdan bütün çiçekler ve çimen bana özel yer yapar gibi kenara ayrılmıştı. Akşama kadar çizim yapar, şarkı dinler, yazı yazardım. Yemeğimi orada yerdim. İnanılmaz huzurlu hissettirirdi. Arkadaşım yoktu, insanlarla konuşmayı hiç beceremezdim. Bir tek Selin diye bir kız vardı. Okulun popüler kızı. Çok sevimli kızdı, ben pek konuşkan olmamama rağmen sürekli benimle konuşmaya çalışırdı. Annem, babam kızardı. Neden tek bir arkadaşın var, niye daha fazlasını edinmiyorsun derlerdi. O zaman da fazlasına gerek yok derdim. İnsan sanırım hiç değişmiyor… çok garip hissettiriyor. Neyse, son aylarda sürekli bu evi görüyordum rüyalarımda. Hem de sürekli… Geri taşınmışız ve oradayız. Tüm hayatım eskisi gibi fakat evin kendisi her rüyamda eskimiş, terk edilmiş. Her yer pislik içinde. Ama mutluyum, ailem hala orada olduğu için. Her seferinde temizlemeye çalışıyorum fakat bir daha o rüyanın içine girdiğimde aynı pisliği durmaya devam ediyor. En son o evi gördüğümde her yer yeniydi. Hiç o eski görüntüsü vâr olmamış gibiydi, parlak ve canlıydı. Ondan sonra da bu evi görmedim. Garip
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Uzun zamandır yazı yazmıyorum, günlük tutmuyorum. Çocukluğumdan beridir kendimi yansıtış biçimim her zaman kitaplar, çizimler ve günlükler oldu. İnsanlardan ziyade… Biraz ara verdim. Beni kötü hissettiren tüm her şeyi beynimden silip atmaya, kelimelere dökmemeye karar verdim. Tüm yaşanılanları silmeye başladım. Tüm geçmişimi yakıyorum yavaş yavaş. Ânın heyecanından eksiltip, kötü yaşanılanların yeşertmeye hiç mâna yok şu sıralar.
Kendime tapıyorum.
Hayatımda çizdiğim ilk portre olabilir.
Zeki insanların en büyük sorunu dünyaya kaplanmış kötülük çamuruna, diğerleri boğulurken şekil vermeyi bilmeleri.