Kadın olmanın ayrıcalığını fark edemeyen zihinlerle, kadınları kurtarma operasyonları (izm’ler) oluşur. Bulandırılmış sularda dipteki mercanları göremeyen kadın, ‘izm’lerle, ‘çağdaş’ akımlarla ego savaşları verir…
Kadın, bulandırılmış suda, kendisine biçilmiş rolün dışına çıkamaz, en derinlerindeki incileri, mercanları göremez olur dünya sahnesinde. Yunus Emre’nin dile getirdiği “Bir ben vardır bende, benden içeri” gerçeğinden uzaklaşır.
Bu gerçekten uzaklaşan kadın, değer bulma çabalarıyla ya estetik yaptırmakta, ya kadınlığından vazgeçmekte ya da dişiliği ile ön plana çıkmaya çalışmaktadır.