Birini tanıyabilmek için, ilkin onu sevmeli. İlgimizi çeken insanlar bize kendilerini sevdirir, böylece açılır, onları tanımamıza izin verirler. Bence gönülleri birbirine yaklaştıran tek şey sevgidir.
"İyi bir aile çocuğu" elinde topu topu bir ilkokul diploması bulunsa da yirmi-yirmi beş yaşına dek toplumun sırtından geçinirse, mahalle halkı bunu çok normal karşılar. Hatta bundan ötürü keyiflenir, kendi yoksulluğu üstüne oturtulmuş mutlulukla sarhoş olur, efendilerinin kendi sağlığına kadeh kaldırıp şampanya içişine sevinip "yaşa, var ol!" diye bağıran seçmenler gibi naralar atar. Ancak, kulübemsi bir evde doğma talihsizliğine uğrayan bir yavrunun öğrenme aşkıyla yanıp tutuşmasına ve üstüne üstlük, yazgısına başkaldırmasına hiç mi hiç dayanamaz.