Ne devlet, ne de birey sınırsız bir özgürlüğe ve güce sahiptir. Hem devletin hem de bireyin kendi kendini ''sınırlandırması'' ve ''ılımlı'' bir tavır sergilemesi gerekir. Spinoza, insanların, yararları zedelendiğinde, verdikleri sözü yerine getirmemelerinin doğal bir hak olduğunu belirterek, daha önce yapılmış bir sözleşme, taraflardan birine zarar vermeye başlamışsa, bu hakka dayanarak sözünden cayabilir, insanlar da genelde bu eğilimdedirler, der. O halde, doğal hakla çelişmeden bir toplum oluşturmanın yolunun bulunması gerekir.
'Düşünüyorum, öyleyse varım' yargısı, bütün özü ve doğası düşünme olan ve var olması için hiçbir mekana ihtiyacı bulunmayan, maddi hiçbir şeye bağlı olmayan, bir cevher olarak bedenden bütünüyle ayrı bir ruhu da kanıtlamış oluyor.