""Daha çok anlat” dedim. “Hoşuna gidiyor mu?” “Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.” “Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?” “Gider gibi yaparız." "
""Dünyayı verelim çocuklara
Hiç değilse bir günlüğüne
Allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
Oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında
Dünyayı çocuklara verelim ,
Kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
Hiç degilse bir günlüğüne doysunlar
Bir günlük de olsa ogrensin dünya arkadaşlığı
Çocuklar dünyayı alacak elimizden
Ölümsüz ağaçlar dikecekler
Ne zaman bir çocuk ölse
Gözü evlerinde annesinin kavurduğu helvada kalır
Yoksul bir çocuk görsem yağmur altında üşüyen
Köprü olmak geçer hiç degilse içimden
Her akşamüstü oyuncakçı camekanından çocuk ellerinin izlerini siler
"Çocuğun kitabında gülmemek olmamalı..""