Hep din kardeşiyiz. Aramızda ayrılık gayrılık yok. Elele verelim, birlik olalım. Millî birlik iyidir, çok iyidir. Ve biz laikiz. Din işini dünya işinden ayırırız. Muhalifler de can kardeşlerimiz... Siyaset ayrı... Ona kimsenin diyeceği yok.
Bu zaman, namussuz zamanı. Kimse doğruluk üzere iş görmüyor. Doğru adamı hiçbir işin başına geçirmiyorlar. Gazetelerde okumuşsundur belki; şu işe, şu işe müsabaka imtihanıyla memur alınacak deniyor. Bu imtihan dedikleri ne? Namussuzluk imtihanı. Namusu düşük olan seçilip imtihanı kazanıyor. Alçaklıkta üstün olan terfi edip en baş yere geçiyor. Belli, sizin köy haklı. Yayla sizin. Velakin, hak nerde? Bu işin ucunda para dönerse olur. Vergini verme, rüşvetini ver; bu zaman böyle bir zaman. Ben size acıdım. Ankara'da tanıdığım çok. Velakin bu sizin iş mektupla, telefonla olmaz. Ben kalkıp sevabıma Ankara’ya gitsem gerek. Sağa sola para yedireceğiz.