Sümeyye Kanmaz

Sümeyye Kanmaz
@smy_hyacinth
What's gonna left of the world?
Marlo Aleph'in kim olduğunu iyi biliyordu. Bir zamanlar. Çünkü bir insana yıllar değdiğinde o kişi tümüyle aynı kalamazdı. Rüzgarlar her çarptığında bir kısmınızı alır götürür, güneş sizi her gördüğünde gözüne kestirdiği bir parçanızı buharlaştırırdı. Gece, ona ait olanı size bırakmaz; gündüz, size elinizde kalanla yetinmenizi tembihlerdi.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"İlk bakışta, anahtar ve uyduğu kilit çok farklıymış gibi görünebilirler," dedi Sazed. "Şekil olarak farklıdırlar, işlev olarak farklıdırlar tasarım olarak farklıdırlar. Onlara gerçek doğaları hakkında bilgisi olmadan bakan adam, onların zıt olduğunu düşünebilir; çünkü bir tanesi açmak, diğeri ise kapalı tutmak için yaratılmıştır. Ancak daha yakından incelediği zaman, kişi bir tanesi olmadan öbürünün işe yaramaz hâle geldiğini görebilir. Bilge bir adam ondan sonra kilit ve anahtarın ikisinin de aynı amaç için yaratılmış olduklarını anlayacaktır."
Sayfa 559·Kitabı okudu
Bunu yaparsa savaşı dünyaya yayılacak ve düşmanları artacaktı her zaman bir başkası, Petra gibi tanrısını sürüp ulusunu yok etmeye çalışan biri veya Nezha gibi içten ayaklanma yaratmaya çalışan biri olacaktı. Ve onların her birini öldürmediği sürece asla güvende olmayacaktı, devrimi asla başarılı olmayacaktı ve bu yüzden dünyanın kalanını küle çevirene, ayakta kalan son kişi olana dek devam etmek zorunda kalacaktı. Yalnız kalana dek. Bu barış mıydı? Bu özgürlük müydü? Zaferlerini görebiliyordu. Hesperya kıyılarının yanmış enkazlarını görebiliyordu. Kendini dünyayı tüketen, yakan, temizleyen ve çürük temellerini yiyen bir yangının göbeğinde görebiliyordu. Ama nerede biteceğini göremiyordu. Acının nerede son bulacağını göremiyordu dünya için de Kitay için de.
Alıntı
Feeling like the very last drops of an ink pen.
Güneşi görmemek... İnanabiliyor musun buna? Neler söylüyorum ben böyle? Ya sen de güneşi görmüyorsan? Hayır, mümkün değil. İçindeki güneş seni aydınlatmaya da ısıtmaya da yetiyordur. Bütünüyle karanlığa mahkûm olduğuna inanmaya başlamak dahi istemiyorum, anlıyorsundur beni. Bilmiyorum. Güneşin tepede mi durduğunu yoksa yeryüzünde mi gezindiğini ya da zaman hâlâ durmamışsa bugünün günlerden ne olduğunu bilmiyorum.
Fikirlerimi ek bilgi kısmına yazdım buraya sığmak çok zor
Olympia'yı geri getirmesi için yanlış kişiye yalvardığının farkında bile değildi. Ölüm alandı, veren değil. Ve yaşam, onlarla birlikte, o odada değildi o gece. Remington her ne diyecektiyse boşa diyecekti.
Kitabı yarıladım sanıyorum ki şu ana kadar favori öyküm bu oldu. Soyut olan ölüm ve yaşam kavramlarının birbirinin zıttı oluşu ama diğeri olmadan ötekinin hiç bir manası olmayışı çok güzel anlatılmıştı.·Kitabı okudu