Ertesi sabah Setterhan, semaveri, kazanı yaktıktan sonra Farsça bir beyti de eliyle bir kağıda yazıp Venedik aynasının kenarına iliştirdi.
''Çay-ı ma hoşgüvar-ı şirinest
Çün ki leb-i lal-i yar renginest''
O sırada Çerkez Arslanbey geldi.
''Söyle bakalım Acemoğlu, ne diyor burada?''
''Çayımız lezzetli ve güzledir çünkü yarin lal renkli dudağıyla aynı renktedir.''