Hepimiz birer Winston Smith değil miyiz?
diye söze başlasam yanlış söylemiş olmam diye düşünüyorum.
Dünyayı üçe bölüp aralarında paylaşan ve üç büyük devlet olduğunu iddia eden Okyanusya, Avrasya ,Doğuasya...
Baş karakterimizin yani Winston Smith'in karaktere can verdiği yer Okyanusya Devleti. Okyanusya rejiminin öne çıkan üç sloganı: "𝙎𝙖𝙫𝙖ş 𝘽𝙖𝙧ış𝙩ı𝙧 ,Ö𝙯𝙜ü𝙧𝙡ü𝙠 𝙆ö𝙡𝙚𝙡𝙞𝙠𝙩𝙞𝙧, 𝘾𝙚𝙝𝙖𝙡𝙚𝙩 𝙂üç𝙩ü𝙧" ve bu sloganların tersi de aynı anlama çıkar. "𝘽𝙖𝙧ış 𝙎𝙖𝙫𝙖ş𝙩ı𝙧 ,𝙆ö𝙡𝙚𝙡𝙞𝙠 Ö𝙯𝙜ü𝙧𝙡ü𝙠𝙩ü𝙧, 𝙂üç 𝘾𝙚𝙝𝙖𝙡𝙚𝙩𝙩𝙞𝙧"...
Kendilerine Parti dedikleri, Büyük Birader tarafından yönetildikleri, İç Parti ve Dış Parti üyesi olarak konumlandıkları ve bilgisiz,cahil neden yaşadığının ve nelerin olup bittiğinden bağımsız (bilmiyor demiyorum farkında bile olmayan) yaşayan prol toplumu...
Dünya geçmişten bugüne hep bir iktidar mücadelesinin yeri olmuştur. Toplumun iyiliği adına bir şey isteyenler iktidara gelince sadece kendi çıkarlarına hizmet eder olmuştur. Okyanusya...Büyük Okyanusya...Zalim Okyanusya...
Winston Simit dış Parti üyesidir. Görevi partinin söylemlerinde bir yanlışlık ya da tutarsızlık varsa yazılı kaynakları, Parti'nin söylemlerine uygun olarak değiştirip, asıl olanı yok etmektir. Bunları yaparken (her insanda olması gerektiği gibi) bu durumun anlamsızlığı,mantıksızlığı zihnini kurcalamaya başlamış ve ihanet edebileceği, gerçek hayatla yüzleşebileceği bir an yakalamak istemektedir. Sonunu düşünen kahraman olamaz derler, Winston sonunun ne olacağını çok iyi biliyor olsa da korkuyor olsa da bir adım atar ve olaylar başlar. OBrien, Julia, Parsons, kitapta geçen önemli karakterler. Kimi zalim, kimi cahil ve sindirilmiş, kimi de bir an da olsa gerçek bir nefes aldıran karakterler Winston için.
Başkaldıranların tümü kitaptaki tanımıyla: "𝙈𝙚𝙯𝙖𝙧𝙡𝙖𝙧ı𝙣𝙖 𝙜𝙚𝙧𝙞 𝙜ö𝙣𝙙𝙚𝙧𝙞𝙡𝙢𝙚𝙮𝙞 𝙗𝙚𝙠𝙡𝙚𝙮𝙚𝙣 𝙘𝙚𝙨𝙚𝙩𝙡𝙚𝙧𝙙𝙞. "şeklinde