"Sokak Nöbetçileri," diye fısıldadım sırtını sıvazlarken. "Sonsuza kadar mutlu yaşamış ve hiç ayrılmamışlar, Miniğim. Bunu annenle babana sakın söyleme ama bana güven, masallar bazen gerçekleşebilir. Belki de onlar aramızda bir yerlerde nefes alıyorlardır, kim bilir? Yükün ağır gelirse Yankı'yı, ışıklardan korkarsan Helin'i, karanlıktan kaçmak istersen Mutlu'yu, bir bebeğe üzülürsen Işık'ı, kurtulmak istersen Bartu'yu, bir anıyı yeniden hatırlamak istersen Lâl'i ve gülümsemek istersen," kahverengi gözümü kırptım, güldü, "Koza'yı hatırla. Onlar hep," elimi bir kez daha kalbine koydum, "kalbinde hissettiğin sürece burada yaşayacaklar."