Yalnızlık... Herkeste vardı. Kiminde daha az kiminde daha çok ancak kendi hayatı yalnızlığın bir parçası değildi. Yalnızlığın kendisiydi, tıpkı Hazar'ın hayatı gibi.
Kitap hakkında demek istediğim ama bir o kadar da demek istemediğim çok şey var ki bunların başında Hazar geliyor. Yaşadıkları,yaşattıkları,piyanoyu çalarken derin bir şekilde içinde yaşayarak çalması... Kitap çok klişe başlıyor. Bir nevi kötü çocuk havası falan. Ama o son 150 sayfa için değer bu kitabı okumaya. Hele o sonu... Bekliyordum aslında böyle birşey. Bence kitap sonun nasıl biteceğini ele veriyordu.... Kitapta yer alan başka kitaplardan alıntılar vardı ki bence güzeldi... En başta sıktı kitap ama okunulabilir..
Sabahattin Ali'nin anlatım tarzı beni bitirdi. Kitap gerçekten mükemmel. Aslında kelimeler yetmiyor anlatmaya. "Kendin yaşaman lazım" denen bir tabir var ya kesinlikle öyle. Bu kitap okunup kendi içimizde yaşanmalı kesinlikle.