Sinem

Puan vermedi·400 syf.··
2021 40. kitabı
-Biliyosunuz ki bu aralar Ateşli Kanatlar Serisi çok fazla popüler. Bende çok merak ettiğim için hemen almak istedim. Kitapta eeeenn sevdiğim karakter Katze oldu. O kadar güzel ve çekici bir karakter ki aşık olmuş olabilirim. Ama ana karakterleri pek sevemedim. Özellikle Aidanhell'ı Kız karaktere söylediği bir söz var ki o sözden sonra çok gıcık oldum. Ana karakterleri ısınamama sebebim sanırım daha ilk kez birbirlerini görüp çok büyük bir çekime kapılmaları. İlk kez birbirlerini gören kişiler olmasına rağmen +18 düşünceleri çok fazlaydı. Bu yüzden beni biraz rahatsız etti. Kitabın ilk yarısında Cassie'nin Aidanhell'ı ne kadar çekici bulmasından başka bir şey okumadık. O yüzden kitabın ilk yarısını sevemedim. Kitabın ilk başlarında Cassie'nin biraz ergen havası vardı ama kitap ilerledikçe karakter değişimini görmek sevindirdi. Daha olgun, aklı başında karakter oldu. Böyle olgunlaşması bence daha iyi oldu yoksa kitabı sevebilir miydim bilmiyorum. İlk 150 sayfada öyle pek bir olay yoktu ama kitabın diğer yarısı çok güzeldi. Fantastik ögelerle, olaylarla dopdolu ilerdi. Vampirler, kurtadamlar, periler, şeytanlar,melekler hepsi bir aradaydı... Kolay okunan akıcı bir kitap. Ben bir gün gibi kısa bir sürede okuyup bitirdim. Umarım diğer kitaplarda Katze'yi daha çok görürüz çünkü favori karakterim. Draza'yı sevdim ama kötü karakter sanırım. Kötü karakter aşığıyız Marcus'u çok çok çok az okuduk ama Katze'ye yaptığı o iyilik ile gönlümü fethetti. O ikiliyi daha çok görmek istiyoruuz. Sonunu gerçekten hiç beklemiyordum. Çok şaşırtıcı ve etkileyici bir sondu. Hemen diğer kitaba koştum okumak için. Kartlara kalbimi bıraktım o kadar güzeller kiii. Kitabı okurken sürekli kartlar elimdeydi ve kartlarla aşk yaşayarak okudum. Dediğim gibi kitabın ilk başlarında kitaba pek ısınamasamda
1000Kitap
HilekarR. Gaye Önel · Dokuz Yayınları · 20211,680 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·320 syf.··
2021 34. kitabı
-İskender Pala okumaya korktuğum yazarlardan biriydi. Neden bilmiyorum ama hep dilinin çok ağır olduğunu düşündüğümden hiç okumadığım bir yazardı. Okuyanlar bu kitap için diğer kitaplarına göre daha basit bir dille yazılmış olduğunu söylemişler. O yüzden yazarın diline alışmak için iyi bir başlangıç yapmış olduğumu düşünüyorum. Yinede bana biraz ağır gelen bir kitap oldu. Anlamını bilmediğim çok fazla kelime vardı ve kitabı okurken sürekli araştırma yaptım. Bana her anlamda çok şey katan bir kitap oldu. Yunus Emre'nin şiirlerini herkes bilir. Severek okuduğumuz halk şairlerimizden. Ama kaçımız bu büyük şairin hayatını araştırdık ve öğrendik? Çok güzel bir kurgu ile Yunus Emre'nin hayatını bizlere anlatmış yazar. Ben biyografi ve tarih kitaplarını kurgu olmadan okumayı sevmiyorum. Bu kitapta benim sevdiğim gibi kurguyla harmanlanmış olduğu için severek okudum. Ama ara ara sıkıldığım yerler olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Bu yüzden kitabı okuma sürem uzadı. Samuel'in olduğu bölümleri çok büyük bir keyifle okudum. Samuel'in bölümleri diğer bölümlere kıyasla daha akıcıydı bana göre. Mevlana, Hacı Bektaş Veli, Tapduk Emre gibi önemli isimlerde kitabın içinde sık sık geçiyor. Bunların yanı sıra o dönemin tarihinde gelişen önemli olaylarıda anlatmış İskender Pala. Olaylar biraz ağır ilerlesede benim severek okuduğum bir kitap oldu. -Tek tek köyleri basan Moğollar Yunus Emre'nin de köyünü basıp her yeri yıkıp dökmüş, kan akıtıp, masumların canını almışlardır. Bu saldırıda Yunus Emre gözünün nuru, canının canı olan Sitaresini kaybetmiştir. Oğlu İsmail ise esir düşüp izini kaybettirmiştir. Her yerde oğlunu arayan Yunus Emre aradan yıllar geçsede umudunu kaybetmeden oğlunu aramaya devam eder. Bir yandan da Yunus Emre'nin dervişlik yolundaki gelişmelerini, Yunus'un nasıl Yunus
1000Kitap
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202048,9bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2021 33. kitabı
-Jülide akciğer kanserini atlatmış, saçları olmadığından dolayı insanlar tarafından sürekli yargılanan bir kızdır. Hayatında sadece onu sürekli kızdıran bir abisi, her zaman destek olan babası ve en yakın arkadaşı Hayat vardır. Jülide'nin en büyük hayali ise Hayat ile birlikte Kore sokaklarında gezebilmek, orada kendinden izler bırakabilmektir. Uzun yıllar bunun için para biriktirip hayalini gerçekleştiren Jülide, hayatının aşkını da Kore'de bulacağından habersizdir. -Okuyan çoğu kişi kitabın sonunda ağladığını söylediğinden dolayı az çok kitabın nasıl biteceği hakkında fikirlerim vardı. Tahminlerim doğru olduğundan ve kendimi buna ister istemez hazırladığımdan dolayı ben pek ağlamasamda oldukça etkilendiğim bir kitap oldu. Kitabın içindeki verilen mesajlar o kadar güzel ve anlamlıydı ki Jülide'nin insanların o yargılayan bakışlarına rağmen her daim güçlü duruşuna, hayallerine ulaşmak için verdiği mücadeleyi okumak çok keyifliydi. Sadece olaylar çok hızlı bir şekilde geliştiği için Jülide ve Seo'nun aşkını çok hissedemedim. Seo her şeye çok çabuk dahil oldu bence. Olayların biraz daha ağırdan gelişmesini isterdim şahsen -Kısa sürede okuyup bitirdiğim bir kitap oldu. Yazarın dili çok akıcı olduğundan zorlanmadan okuyup bitirebildim. Jülide ile Kore sokaklarını gezmek çok keyifliydi. Kitabın kapağına, tasarımlarına, çizimlerine kalbimi bıraktım aşırı şirin bir kitaap -Jülide gibi hayata güçlü tutunmanız dileğiyle
Edebiyat
Kore’deki Ayak İzleriMehmet Arslan (Fenomen) · Dokuz Yayınları · 2020377 okunma
Puan vermedi·626 syf.··
2021 39. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2021 00:00
-On yaşında öksüz kalan Jane dayısı ile birlikte yaşamaya başlar. Ancak dayısını da kaybetmesi üzerine yengesi Mrs.Reed kocasının son isteği üzerine Jane'in sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalır. Mrs.Reed, Jane'e kötü davranıp, kendi çocuklarından ayırarak, sürekli cezalar vererek Jane'in nefretini kazanır. En sonunda yengesinin evinden ayrılıp yatılı okula giden Jane uzun yıllar orada eğitim gördükten sonra öğretmen olarak çalışmaya başlar. Daha sonra ise Thornfield Malikanesi'nde mürebbiye olarak işe girer. Malikanenin efendisine aşık olduktan sonra işler biraz karışmaya başlar. -Okuduğum en güzel klasikler arasında ilk sıralarda yer edindi bile. Kesinlikle klasik seven herkese önerebileceğim bir kitap. 600 sayfayı bir an bile sıkılmadan okuyup bitirdim. Yazarın anlatım şekli çok çok çok güzeldi. Kitabı okurken her duyguyu birlikte yaşıyorsunuz. Ayrıca kitabın içinde o kadar güzel alıntılar varki postitlerimi bitirdi -Jane ve Edward aşkı o kadar güzeldi ki burada kelimelere döküp anlatamıyorum bile. Yazılan kitaplarda genelde ana karakter çok güzel bir genç kızken erkek ise yakışıklılığı ile herkesi büyüleyen erkek olarak tasvir edilir. Bu kitapta ise bu durumun tamtersi bir şekilde olması beni nedense çok hoşnut etti. Dış güzellikten çok iç güzelliğin önemine de kitapta sıkça değinilmişti. -Jane okuduğum en güçlü kadın karakterlerden biri. Böyle güçlü kadınlar okumak her zaman hoşuma gitmiştir. Dik duruşuyla verdiği kararlar ile beni çok etkileyen bir karakter oldu. Kesinlikle alın ve okuyun
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 201842,3bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2021 32. kitabı
-Polisiye denilince ilk akla gelenlerden biri Ahmet Ümittir. Ancak bu kitapta polisiye arka planda olurken aşk başrolü almıştı. İçerisinde 9 farklı öykü var bu öykülerde aşkın farklı yönlerini ele alınmış. Kitabın ismini alan ‘Aşk Köpekliktir’ en sevdiğim öykü oldu. Hatta bu öykü olmasaydı kitabı bu kadar fazla sever miydim bilmiyorum. Bunun yanında birde ‘Aşk Bir Cinayettir’’ öyküsünü de çok severek okudum. -Çok akıcı bir kitaptı. Günün daha erken saatlerinde okumaya başlasam bir günde bile bitermiş aslında. ‘Aşk Köpekliktir’ dışında hepsi kısa ve yüzeysel bir anlatıma sahipti. Ama o öykülerin öyle çok ilgi çekici bir konusu olmadığından dolayı bence yazar hepsini yerinde bitirmiş. Uzun soluklu yazsaydı öykülerin hepsini okurken sizi biraz sıkabilirdi o yüzden bence tam bitmesi gereken yerde bitti tüm öyküler. Benim severek okuduğum bir kitap oldu. -‘’Ne kadar anlamlı, ne kadar önemli işler yaparsa yapsın, önce insanın kendisinin mutlu olması lazım. -‘’İnsanların bugün her zamankinden fazla umuda ihtiyacı var. Yazan umutsuz olsa bile, umut dolu romanlar insanlara direnme gücü verir.
Edebiyat
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201517,2bin okunma