firdevs

En hazımlı insanın bile kabul edemeyeceği bazı şeyler vardır.
Sayfa 45 - Ötüken Neşriyat 53. Basım·Kitabı okudu
Reklam
Kendilerini yalnız ve kimsesiz sananlar, çevrelerinde dostlar gördükleri zaman nasıl bir inşirah duyarlarsa Ayşe de onu duyuyor, gönlünün âh u zâr ile dolu olmasına rağmen yaşamaktaki zevki tadıyordu.
Sayfa 34 - Ötüken Neşriyat 53. Basım - İnşirah: gönül açıklığı, iç rahatlığı·Kitabı okudu
Bereket versin, bu can sıkma töreni uzun sürmedi. Takındığı resmiyet, ca'lî tavırlıları yanından uzaklaştırdı ve elinde Makber’iyle Ayşe, pencere dibindeki iskemlesinde yalnız kaldı.
Sayfa 31 - Ötüken Neşriyat 53. Basım - Ca'lî: uydurma, samimi olmayan, sahte, düzme ve taklid·Kitabı okudu
Bir gönülün âh u zâr ile dolmasının ne demek olduğunu gönlü rahat olanlar anlayamazdı.
Sayfa 30 - Ötüken Neşriyat 53. Basım·Kitabı okudu
Hakikaten şu insanlar pek müz'iç mahlûklardı. Kendi akıllarının üstünlüğüne inanarak başkasına öğüt vermekten vazgeçmiyorlar, fakat kendi gülünçlüklerini, zavallılıklarını da bir türlü idrak edemiyorlardı.
Sayfa 28 - Ötüken Neşriyat 53. Basım - Müz'iç: rahatsızlık veren, huzursuz eden, bunaltıcı·Kitabı okudu
Reklam