firdevs

Kapıcı üç yıl önceki kapıcıydı. Önüne bakarak hızlı adımlarla yürümek isteyen Ayşe’ye doğru ilerledi. Safiyetle gülerek selâmladı ve samimî bir sesle: - Hoş geldiniz Ayşe Hanım, dedi. Ayşe birdenbire durdu. Bu basit, zavallı köylünün şu nezaketi onu âdeta ürpertmişti. Ummadık yerden gelen iyilik ve nezaket insanları daha çok sarar ve sarsar. Ayşe de aynı duygu ile sarsıldı. Kara gözleri parladı. İki damla yaşı büyük bir cehitle gözlerine içirerek elini uzattı: - Hoş bulduk Hüseyin. Nasılsın?
Sayfa 23 - Ötüken Neşriyat 53. Basım·Kitabı okudu
Reklam
Meçhuller bize daima heyecan verir. Nasıl karşılanacağı meçhul olduğu için o da heyecan duyuyor, güç anlarda her zaman yaptığı gibi kendisine metanet telkin ediyor, bunda da muvaffak oluyordu.
Sayfa 22 - Ötüken Neşriyat 53. Basım·Kitabı okudu
Ahh...
Serptin, dağıttın bütün gül ve zambaklarını Topladığın altın gözyaşlarıyla geceden, Kurdun yalnızlığının kat kat saraylarını Karanlık sularında çırpınan her gölgeden
Sayfa 59 - Dergâh Yayınları 17. Baskı·Kitabı okudu
beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi boş yere mağaramdan çıkarma beni alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa olan alışkanlığımı kaybettirme boşuna tedirgin etme beni
Sayfa 473
Erkekler, dönüp dakikalarca bakar kadınların arkasından. Seni bir kere olsun yakalayamadım, diyordu.
Sayfa 446
Reklam