"Dürüstçe bir şey söyleyeyim mi? Yorgunum."
Güldü. "Neredeyse gün doğmak üzere de ondan."
"Öyle bir yorgunluk değil."
"Nasıl bir yorgunluk o zaman?"
"İliklerime işlemiş olanından. Uykuyla geçmeyecek türden bir yorgunluk. Sadece... var olmaktan yoruldum."
"Şanslı olduğumu biliyordum. Hatta kutsanmış. Ama yine de büyük bir baskıydı... sahip olduklarını heba etmemeye çalışmak. Bir şey başarmak istiyordum. Bir şey sevmek. Bir şey olmak. Ama nasıl yapacağımı bilmiyordum. Ne yapacağımı bilmiyordum."