''Avukatlık, hâkimlik, doktorluk, profesörlük var olan bilgilerle idare edilen mesleklerdendir. Yıldan yıla harcanan çaba ve aklını kullanma fırsatları azalır. Kullanılmaya kullanılmaya beyin etkinliğini dolayısıyla melekelerini kaybetmeye başlar. Şayet işinizin paralelinde kendinize zihinsel etkinlikler bulamazsanız yavaş yavaş yetilerinizi kaybetmekten kendinizi alıkoyamazsınız.''
Maneuvrier'in ifade ettiği gibi ''onların aradığı iş itibarlı olması gerekmeyen, sabit maaşlı, istikbali de olmayan, üzerinde yaşlanacağı bir devlet dairesi koltuğudur. Tıpkı bir saat misali aynı hareketlerin tekrar edildiği, yeteneklerin yavaş yavaş köreldiği bir iş olsun; yeter ki beynini yormasın, çok zorlanması gerekmesin. İşini garantiye alma içgüdüsü kişiyi yaşamaktan ve harekete geçmekten alıkoyar.''
''İşin gerçeği, insanoğlu tarafından düzenli ve uzun süreli çaba sadece zorlamayla ve ihtiyaç halinde ortaya çıkar. Büyük seyyahlar ilkel toplumların çalışmaya yeterince istekli olmadıkları için geri kaldıkları hususunda hemfikirdir.''
''Gerçek şu ki kararlı bir iradenin karşısında ancak devamlı bir güç durabilir. Tutkularımız ise doğası gereği geçicidir; ne kadar şiddetli olursa bir o kadar kısa sürer. Takıntı haline gelen ihtiraslar haricinde tutkuların sık oluşu düzenli bir çabanın yerini tutabilecekleri anlamına gelmez.''