Bir aile ve toplumsal destan, tarihi bir roman.
Kurbağalar, küçük bir Çin bölgesinin olayları üzerinden, Kültür Devrimi sırasında doğum kontrolünü, kadın sorununu, masumların katliamını ve bu düzenlemelerin Çin'de bugün yarattığı sonuçları anlatıyor.
Bölgenin ilk ebesi olan teyzenin karakteri, anlatıyı akıcı ve hafif kılıyor; Parti'ye bağlı, doğum kontrolü için hayatını ve akıl sağlığını feda etmeye hazır bir kadın, insani, kadınsı yönünü göstermekten, düzenlemelerin acımasızlığını anlamaktan korkmuyor. Romanın son bölümünde, yazarın geçmiş siyasi tercihlerin yol açtığı zararı ve açıkça tarihe değinmeyen mevcut politikaların gevşekliğini anlatmak için kullandığı anlatım tekniği, tempoyu yavaşlatıyor. Bazı iniş çıkışlara rağmen, bu roman konusu itibariyle şüphesiz ilgi çekici olmaya devam ediyor.
Bu tarihtir ve tarih adına, sonuç her türlü aracı haklı çıkarır. Benzer şekilde, Çin Seddi'ne, Mısır piramitlerine ve diğer görkemli mimari eserlere hayran kaldığımızda, temellerinin altındaki beyaz kemik yığınlarını görmeyiz.