Ağladım! Bitirince sınıfın ortasında ağladığımı biliyorum bu kitap hakkında. Kızını sadece bir kere görmüş ve onun zihnindeki varlığıyla yaşayan Raif'in acısını. İnsanların aptal bir kan bağıyla değil yürekten ve gönülden bağlı olduklarını öğretti bu kitap. Saf sevgi nasıl olur? Karşılık beklemeden sevmek olur mu? Bu sorunun cevaplarını gördüm. Bazen ailenin ya da doğduğun yerin; gerçekleştirmek istediğin hayallerinin önüne geçişini, mesafelerle ayrılamamayı, tek bir insanın gelişiyle tekdüze bir hayatı ilkbahar mevsimindeki bir çiçek bahçesine çevirişini ve gidişinde o bahçeyi soldurarak gittiğini iliklerime kadar hissettim bu satırları okurken. Birkaç aylık bir yaşantının, tüm bir ömürden daha değerli daha özel olduğunu bu kitapta gözlemlenebilir. Kusurların gerçek sevgi için engel ya da herhangi bir olumsuz husus oluşturmamasını öğretmiştir bana bu kitap. Eksiğini değil anlaşılabileceğinden de fazlasını anlatan bu kitap iyiki yazılmış ve ben iyiki onu okumuşum.
İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarptıktan sonra birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.