• 591 syf.
    ·44 günde·Beğendi·9/10
    Yoğun iş mesailerinden arta kalan zamanlarımda, felsefe üzerine merak saldığım sıralarda hayatımdaki çok değerlimin tavsiyesi üzerine okumuş olduğum derin ve uzun soluklu bir kitap...

    Hikaye içerisinde hikaye veya sürprizler barındıran kitapları her zaman sevmişimdir. Sofie’nin dünyası da tam bu şekilde yazılmış bir yapıt.

    Kitap içeriği; kronolojik olarak felsefe tarihi- filozofların birbirleri ile etkileşimi ve fikirleri üzerine genel bilgiler barındıran, felsefe/filozoflar/düşünürlerin tarihi hakkında bilgi sahibi olmayan bir insanın bu kitabı okuyarak bilgi sahibi olabileceği üzerine tartışıp, felsefeyi derin araştırmak isteyen birine kılavuzluk yapacak bir yapıt.

    Tavsiye: felsefe / filozoflar/ tarihi ve felsefe üzerine düşünceleri merak edenler veya etmeyenler :) genel kültür bilgisi için bile kesinlikle okunması tavsiye edilir.
    Not: kitap okurken mutlaka küçük küçük notlar alınması öğrenilen bilgilerin kalıcılığını artıracaktır.

    İyi okumalar..
  • 576 syf.
    ·1096 günde·Beğendi·8/10
    Yıllar önce ablama alınmış bir hediyeydi bu kitap. 15 yaşında olanların okuması gereken bir kitap yazınca dayanamamış başlamıştım kitaba. Fakat o zamanlar sabrım bugünkü kadar gelişmiş değildi. 100lerdeyken bırakmıştım kitabı.

    Şu an 18 yaşındayım ve inşallah üniversite sınavına gireceğim. Kafam dağılsın diye okuyacak kitap arıyordum aklıma bu kitap geldi. Hem kitap okumuş olur hemde felsefe dersime yararlı olur diye düşünerek yeniden elime aldım kitabı. Kitap Yeni bitti.

    MÜTHİŞTİ! Hiç beklemiyordum böyle bir kitapla karşılaşmayı! Başta sadece ders kitabı gibiydi ama sonra...!!! Yaklaşık 400.sayfalarda Sofie ile beraber öğrendiğimiz gerçek ile beraber kitaba sıkıca sarılmaya başladım. Yazar bizi ironileriyle güldürdü gizemiyle sürükledi ve işte böylece felsefik akımlarla insanlık tarihinin sonuna yaklaşarak Hilde ve Sofie’ye veda ettik. Ama bitmesi beni tatmin etmedi, aklım hala dile getiremediğim eleştirilerimde.

    Bu nedenle buradan sonrası kitabı tamamlamış arkadaşların okumasını isteyeceğim eleştiri bölümüm olacak.

    SPOİLER!!!

    Sofie’nin farklı bir dünyada olduğu gerçeği aslında beklediğimiz bir şeydi ama hildenin varlığı beni etkiledi. Artık diğer dünyada olan her türlü olağanüstü olayı burun bükerek değil hayran olarak okudum.

    Fakat anlamadığım bir şey var. Sofienin aziz yahya gecesinde verdiği partiye gelen misafirlerden jorunn ile genç çocuk neden ailesinin gözü önünde öyle bir şeyler yaptı? Ya da şöyle mi demeliyim, Binbaşı Hildeye neden böyle bir şey yazdı? Ya da yazar bunu yazarak ne demek istiyor. Yok çocuğu olmuş da vaftiz aramaya başlayacaklarmış...

    Ya da yazar neden Sofienin annesine “Alberto benim erkek arkadaşım değil” dedirtti. Norveçte ahlak bu kadar düşmüş mü? Ya da neden sofienin de babası hildeninki gibi sadece evden uzakta iş yapıyor değil de gizemli bir şekilde annesini terk etmiş bir baba? Neden annesi ile boşanmamışlar. Norveçte evlilikler böyle mi devam ediyor?
    Kafamda deli sorular.

    Yaşamı sorgulamak zaten bir müslümanın sürekli yaptığı şey olduğu için kitap beni o kadar çok sorgulamaya itmedi. Fakat “rüyasında kelebek görmüş bir insanın aslında kelebek de rüyasında mı insandı acaba” ikilemine çok güldüm. Bu yönden kendimi birazcık sorgulamış olabilirim sjsjsj.

    Okuduğunuz için teşekkürler. Umarım sorularıma yanıt bulabilirim.