Bir şeyi bilmediği hâlde bildiğini sanmak!Bütün insanların zihnî hatâlarının tümü büyük bir ihtimâlle bundan kaynaklanır... **Ve bana kalırsa bilgisizliğin sadece bu türüne cehâlet denir.
II. Filip oğlu iskendere eğitim vermek adına eğitmenler aramaktadır. O dönemde bu eğitimi verebilecek büyük sofistler vardır fakat herkes Aristoyu önerir. Haber Aristoya gider, Aristo Filip'in yanına elinde oldukça uzun bir liste ile çıkar ve der ki "bu listedeki bütün şartları sağla, oğluna ders vermeyi kabul edeyim". Filip listenin uzunluğu karşısında dumura uğrar ve parlar "sen kimsin ki senin şu kağıtta yazan şartlarını kabul edeyim, emrimde birçok sofist kölem var benim.". Aristo sakindir ve şöyle söyler " bir köle bir köle yetiştirecektir, özgür kişi ise özgür bir kişi yetiştirecektir.".
Aristo velhasıl Büyük iskenderi eğitti.
Medeniyet tarihi her zaman ideolojiktir. Gerekirse "Yunan mucizesi"nin ispatı için Yunan yazarlara muhalefet edilir. Platon açıkça "Yunanlılar bir şey bulmadı, sadece aldıklarını geliştirdiler." demesine rağmen, bu kurgular kurulur. Felsefeye, neredeyse hiçbir Yunan filozofunun kabul etmeyeceği anlamlar yüklenir. Mesela, bugün Felsefe deyince halkın zihninde anlaşılan şey, sofistlerin görüşleridir. Sanki sofist olmadığınızda felsefe yapamamış olursunuz. Aslında bu, felsefenin safsataya indirgenmesi demektir. Felsefeye tüm olumlu anlamlar yüklendiği için siz sofist olmadıkça tüm bu olumlu anlamların zıtları ile vasıflandırılmış olursunuz.
( SON )
Sofistlik İkiyüzlülük Sanatının Bir Parçası Olan Ve Karşısındakini Çelişkilere Sürükleyen Bir Sanattır.
Fikirlerin Taklidini Konu Alır, Yanılsamalar Üreten Faaliyete Aittir Ve Görüntüler Üretme Sanatına Tabidir.