II. Filip oğlu iskendere eğitim vermek adına eğitmenler aramaktadır. O dönemde bu eğitimi verebilecek büyük sofistler vardır fakat herkes Aristoyu önerir. Haber Aristoya gider, Aristo Filip'in yanına elinde oldukça uzun bir liste ile çıkar ve der ki "bu listedeki bütün şartları sağla, oğluna ders vermeyi kabul edeyim". Filip listenin uzunluğu karşısında dumura uğrar ve parlar "sen kimsin ki senin şu kağıtta yazan şartlarını kabul edeyim, emrimde birçok sofist kölem var benim.". Aristo sakindir ve şöyle söyler " bir köle bir köle yetiştirecektir, özgür kişi ise özgür bir kişi yetiştirecektir.". Aristo velhasıl Büyük iskenderi eğitti.
Hasan Ali Yücel Klasikleri Tam Listesi
No Kitap Adı Yazar I Ütopya Thomas More II Devlet Platon III Denemeler Montaigne IV Poetika Aristoteles V Söylevler Cicero VI Tragedyalar Sophokles VII Hamlet William Shakespeare VIII Faust Goethe IX Kendime Düşünceler Marcus Aurelius X İlahi Komedya Dante Alighieri XI Prens Machiavelli XII Gargantua François Rabelais XIII Candide Voltaire XIV Toplum Sözleşmesi Jean-Jacques Rousseau XV Türlerin Kökeni Charles Darwin XVI Seçme Öyküler Anton Çehov XVII Don Quijote (2 Cilt) Cervantes XVIII Ölü Canlar Nikolay Gogol XIX Madam Bovary Gustave Flaubert XX Karamazov Kardeşler Dostoyevski XXI Savaş ve Barış (2 Cilt) Lev Tolstoy XXII Kırmızı ve Siyah Stendhal XXIII Gureba-yi Laklakan Ahmet Haşim XXIV Mai ve Siyah Halid Ziya Uşaklıgil XXV Eylül Mehmet Rauf XXVI Şehir Mektupları Ahmet Rasim XXVII Mürebbiye Hüseyin Rahmi Gürpınar XXVIII Sergüzeşt Samipaşazade Sezai XXIX Kiralık Konak Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Reklam
PLATON VE ESERLERİ
Platon’un geleneksel olarak 30’dan fazla diyalog ve 13 mektuptan oluşan bir külliyata sahip olduğu (budiyalogların bazılarının hâlâ Platon’a ait olup olmadığı tartışmalıdır) ve diyaloglarını Sokrates’in ölümündenönce kaleme almaya başladığı söylenir. Bu diyaloglar genellikle şu şekilde gruplandırılır: 3 Erken Dönem Diyalogları (İÖ yak. 387): Apologia (Sokrates’in Savunması), Kriton , Kharmides , Lakhes , Lysis , Euthydemos , Euthyphron , Küçük Hippias , Ion , Politeia (Devlet) I. Kitap. Erken Geçiş Dönemi Diyalogları (İÖ yak. 387-380) : Kratylos,Meneksenos, Menon. Geçiş Dönemi Diyalogları (İÖ yak. 380-360)
-Hem bilmemek hem de bilmediğini bilmemek: korkarım, bizim bütün düşünce hatâlarımızın kaynağı budur. -Ve işte bilgisizliğin bu kendine özgü türünün adına kara cahillik denir.(Platon/Sofist)
Baba katlinin mümkünatı, babayla yüzleşmek ve onu affetmekten geçer. J.Cezar’ın Rubicon Irmağını geçip geçmemesi arasındaki çizgi, Cezar’ı Cezar yapan gerçeklikti. Platon’un Platon olmasında payı olan Parmanides ile yüzleşmesiydi. Parmanides ile yüzleşemediğinde Parmanides’in varlık anlayışını kabul etmek zorunda kalacaklarının farkındaydı. (Ex nihilo nihil fit/Hiçten hiç çıkar) O nedenle babamızı öldürmemiz gerekir, demişti Platon. Sofist diyaloğu Platon’un olgunluk diyaloğudur. Olgunluk diyaloğu olması ile babanın aşılması arasında önemli bir bağ vardır. Platon, Parmanides’i öldürmeseydi Sofist diyaloğu yani olgunluk diyaloğu ortaya çıkmazdı. Parmanides, salt Varlık’ı baz alarak, hiçliğin mümkün olmadığını ve oluşun da mümkün olmadığını ifade ediyordu. Platon, bunu “Beş Tümel Öğretisi” ile geçersiz kıldı. Öte taraftan Dostoyevsky, babasını kurgusal olarak bir saralı uşağa öldürtmüştür. Bir Tanrı gibi mahkemeye girişinin-Karamazov Kardeşler eserinin meşhur mahkeme sahnesi- muazzamlığı ile babayı öldürmenin dolayımı ilginç bir noktaya bizi götürmüştür. Baba katli sembolik bir anlatımla süregider. Gerçekte babanın ölümünün sembolizmi onu aşmayla ilişkilidir. Gelgelelim insanın yas süreci veya melankolisi de bu türden benzer bir sembolizme sahiptir. Yaşanan kayıp, kalan kişide bir eksikliği simgeler. Eksik kalan yer, doldurulamaz ve tamamlanamazdır. Ölen kişi ölümüyle boşluğunu bize miras bırakmıştır. O mirası devralan kişi, yas sürecini yaşayan kişidir. Mirasın reddinin mümkün olabilmesinin koşulu ise, ölen kişiyle yüzleşmek ve onu kendi geçmişiyle beraber saygıyla gömmektir. Aksi takdirde bizde yara izi bırakan- ki travma yara ile ilişkilidir- kişiyle olan ilişkimiz, salt sempomatik bir ilişkiye tekabül eder. Benjamin’in politik ifadesini yas süreci için
BİLGİ FELSEFESİ Felsefenin, insan bilgisinin kaynağını, sınırlarını, geçerliliğini ele alan dalına bilgi felsefesi denir. O, belli bir bilgi türünü değil de, bilen özne ile bilinen obje arasındaki ilişki ile ortaya konulan bilgi sürecini genel olarak ele alır; bu sürece giren tüm öğeleri inceler. İnsanın sahip olduğu akıl, sezgi gibi yetilerinin insan zihninde olup olmadığı, varsa görünüşleri ve ötesindeki varlığı bilmemize imkân verip vermeyeceği gibi problemler ve bunların çözümlerini araştırır. 1. Bilgi Kuramının Temel Kavramları a. Doğruluk Bir düşünceyi dile getiren yargının gerçek ile uyuşmasıdır. Bilginin nesnesiyle çakışmasıdır. “Ankara başkenttir” yargısı doğru, “İstanbul başkenttir” yargısı doğru değildir. Bu yargılardan birincisi gerçeği dile getirir, diğeri getirmez. b. Gerçeklik Gerçeklik, varlığın insan zihninden bağımsız olarak var oluşunu temsil eder. Su, Dünya, Güneş, çiçek var olan birer gerçeklik örneğidir. Kaf Dağı’nın, devlerin, yedi başlı ejderhanın gerçekliği yoktur. Gerçeklik, bir şeyin varoluşuyla ilgili, doğruluk ise bilginin bir özelliğidir. Yargının gerçekliği dile getirip getirmemesine bağlıdır. Buna göre “Dünya” gerçek, “Dünya dönüyor” yargısı ise doğrudur. c. Temellendirme Bir iddiayı savunmaya yönelik olarak mantıksal gerekçelerin tutarlılık içinde ortaya konulmasıdır. Filozofların yaptıkları, iddialarını savunmak için temel dayanaklarını ortaya koyarak görüşlerini temellendirmektir. Bilginin insan zihninde doğuştan yer aldığını savunan bir filozof, bu görüşünü temellendirmek durumundadır. “Benim kanaatlerim öyle olduğunu bildiriyor” şeklinde kestirme cevaplarla görüşünü savunamaz. 2. Bilgi Felsefesinin Temel Soruları
Felsefe
Reklam
Reklam