"Sevgili Matilda,
Bir tahta yontuyordum, üstüne sen geldin, “Neden bana da yapmıyorsun?” dedin.
Ne istediğini sordum sana, “Bir kutu,” dedin sen.
“Ne kutusu?”
“İçine bir şeyler koymak için.”
“Ne gibi bir şeyler?”
“Neyin varsa,” dedin sen.
İşte istediğin kutu dedim.
Neyim varsa, hemen hepsi içinde, ama yine de dolmadı.
Acı ve heyecan var içinde,
İyi ve kötü duygular,
Karanlık ve aydınlık düşünceler...
Umut etmenin tadı ve umutsuzluk...
Yaratmanın o anlatılmaz sevinci var.
Hepsinin üstünde de sana olan sevgim var.
Ama kutu yine de dolmadı.
Neden dolmadı biliyor musun?
Nefret eksikti.
Nefreti de koydum. Taştı şimdi. Kutu kapanmıyor...''
"Evet anılar ölmüş değil, yalnızca uykuda. Zamanı geldiğinde hepsi mezarından çıkıp, parçalanmış ceset görünümleriyle karşımıza dikilip bizden hesap soracaklar. O gün sakın korkma Theo, sakın korkma. Çünkü o cesetler bizden yana. Maria Halanın dediği gibi: İyiler mutlaka kazanır..."
Sayfa 28 - Yapı Kredi Yayınları - I.Baskı·Kitabı okuyor