1000Kitap Logosu
tartışmasız olan bir gerçek.
Toplanın oğlanlar ve kızlar. Hikaye zamanı. Şimdi dinleyin: Bir zamanlar antik Yunan'da Sofokles adında bir oyun yazarı vardı. Bu oyun yazarı Kral Oedipus (Oedipus Rex) adında bir oyun yazdı. Bundan 2000 yıl sonra buradan uzak bir diyarda, Viyana'da yaşayan Sigmund Freud adında Alman bir psikiyatrist vardı. Freud bu küçük hoş oyunu okudu ve aniden harikulade bir fikir geldi aklına. Kral Oedipus'a dayanan yeni bir cinsellik ve psikoloji kuramı yaratacaktı. Ve ona yıllara mal olmasına rağmen bunu yaptı. Ona "Oedipus Kompleksi" adını verdi. Peki sonunda ne oldu biliyor musunuz? Herkesi küçük bir Oedipus'a çevirdi. Ve o zamandan beri herkes alt üst hayatlar sürdü.
Gerçeğin bulunamamasının nedeni aranmamış olması değil de amacın daima önceden algılanmış bir fikir bulmak ya da en azından meşhur bir görüşe zarar gelmemesini sağlamaktı ve bu görüş nedeniyle hem diğer insanlara hem de asıl düşünen kişiye karşı bir takım dolaplar çevrildiği kanaatindeyim. Kişiyi filozof kılan şey her tür soru karşısında içini olabildiğince dökebilme cesaretine sahip olmasıdır. Korkunç kaderine dair bir tür aydınlanma arayışına girerek bulacağı yanıttaki dehşeti sezmesine rağmen yorulmak bilmeden sormaya devam eden Sofokles'in Oedipus'u gibi olmalıdır. Fakat çoğumuzun kalbinde Oedipus'a daha fazla sormaya devam etmemesi için Tanrı aşkına yalvaran bir Jocasta yatar ve biz de kendimizi ona bırakırız ve felsefe bu yüzden olduğu yerde sayar... Filozof kendini acımasızca sorguya çekmelidir. Ancak bu felsefi cesaret düşünceden türemez, bulunan çözümlerden çıkarılamaz; zihnin doğuştan gelen bir eğilimidir. Schopenhauer
211 syf.
·
3 günde
·
8/10 puan
Kırmızı Saçlı Kadın
Orhan Pamuk'un kalminden çıkmış olan Kırmızı Saçlı kadın eserinde Sofokles'in Oidipus, Firdevsi'nin Şehname'sinde yer alan Rüstem ve Sührap hikayesiyle, eserin başkahramanı olan Cem'in başından geçen olayları harmanladığı görülür. Hem kendi döneminin sosyal yapısını, siyasi ve kültürünü yansıtmış hem de bu destansı hikayeleri okurlara sunarak bunlar hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamıştır. Aynı zamanda yazar bu iki hikayeyi eserin konusuyla bağdaştırmada da oldukça başarılı olmuştur. Esere bu yönde bakacak olursak eğer yazar burada doğu batı senztezinde bulunmuş ve metinlerarasılık tekniğini kullanmıştır diyebiliriz. Dili oldukça sade ve anlaşılır. Benim yer yer sıkıldığım noktalar oldu fakat geneli güzel bir eser. Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar dilerim.
Kırmızı Saçlı Kadın
7.9/10 · 36,8bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
...Kafam bir azap makinası. Düşüncelerim haciz altında gibi. Kararsızlık bütün çanlarını çalıyor. Alacaklılar veya borçlar Sofokles'in Orfe'yi parça parça yapacak köpekleri gibi etrafımı almışlar... Sade etrafımda mi? İçimde onlar. Bu sürüden nasıl kurtulmalı?...
Nazlı Eray
Sayfa 183 - Doğan Kitap
Sophokles
Doksan yaslarina varan Sofokles’e kadinlar, askin, bedensel hazlar filan bittigi için üzülüp üzülmedigini sormuslar. “Ne üzülmesi!” demis Sofokles. “Zalim bir efendinin elinden kurtulup sonunda özgürlügune kavusan bir köle kadar mutlu hissediyorum kendimi.”
1
...
506 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.