Oysa insan mütevazı, ağır başlı, sakin bir hayat arkadaşının yanında ne rahat uyur. Akşam yatarken, sabah uyanırken aynı sevimli bakışı bulacağından emindir. Yirmi otuz yıl sonra insan, kendi sıcak bakışına cevap veren uysal, sıcak,sevgi dolu bir bakış görür, ölünceye kadar da hayat böyle geçer.
Her kadın ve erkeğin gizli amacı da bu değil midir? Dostunda değişmez bir huzur,akışı bozulmayan bir ruh bulmak.
-iyi mi? Evet hep yüzümü okşasa iyi. Nasıl yaramaz çocuklar okulda kendi halinde duran bir insanı rahat bırakmazsa, nasıl onu habersizden çimdikler, yüzüne kum atarlarsa hayat da beni öyle üzüyor...
Hülyadan kaçardı; kaçmadığı zaman da üstünde, ‘ ma solitüde, mon hermitage, mon repos’ (yalnızlığım,inzivam,huzurum) yazılı bir mağaraya girdiğini, içinden kaçı kaç geçe çıkacağını bilirdi