Dostluk önemli. Lakin dost bulmak artık çok zor. Çağ bozuk. Çağ karanlık. Çağ sadece tüccar. Bozulduk hepimiz. Bozdular! İnsani değerlerimizi, ahlakımızı çaldı azar azar, medya adındaki canavar. Yanlış insanları seçmek, yanlış insanlara yetki vermek, içi kötüleri vekil kılmak eritti bizi! Tuz biber ekti gitgide çoğalan karanlığımıza.
Cehalet her vakit avaz avaz bağırıyor ve sindiriyor biz insancıkları. Korkak ve akıl mahrumu, çarpıtılmış dinle demlenmiş yobaz yandaşlarla, dağ gibi çoğalıyor aramızda cehalet.
Oysa edep ve bilgi hep susuyor. Edep ve bilgi hep sakin. Edep hep yalnız. Edep göze batmıyor. Edep yok.
Gözüne far tutulmuş tavşan gibi çaresizdir koyun toplum. Sevmiştir çünkü cehaletini. Asil yaşam ve aydınlık ülke, çaba ister. Çaba ister eğitim. Oysa pek kolaydır cehalet. Koyun toplum, kutu kutu avanta yiyecek, çuval çuval beleş yakacak ve ıvır zıvırla bilinçli olarak tembelleştirilmiştir.
Gün, iyiden iyiye dikilmiş olsa da İstanbul'un tepesine, umursamadılar. Uzandılar uzunca bir süre çıt çıkarmadan yataklarında. İzlediler birbirlerini. Çıplak tenlerinde dolanıp durdu sık sık birbirlerine doyamamış bakışları. Gözler kıskıvrak yakaladı hayran gözleri kimi vakit... Gözler hapsoldu gözlerin içine sık sık. Tene acıktı avuç içlerinden biri kimi vakit! Düştü doymanın peşine. Gezdi gönlünce ve sınırsız kadınlığı... Gezdi gönlünce ve sınırsız erkekliği.