Ozan

Ozan
@sojourner
9/10
·592 syf.··
2025 22. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2025 23:21
Bu kitabı ilk kez elime aldığımda bu kadar derinlikli bir iç dünyayla karşılaşacağımı açıkçası beklemiyordum. Ayrıntı yayınlarının kıyıda köşede kalan bu kitabına aslında biraz soğuk yaklaşmıştım. Örülü HayatlarÖrülü Hayatlar beni öyle yerlerden yakaladı ki, bazı bölümlerde kitabı kapatıp derin bir nefes almam gerekti. Romanın merkezindeki Jill, 1950’lerin Amerika’sında büyüyen, zeki, yetenekli ama içinde bulunduğu dünyanın ona biçtiği rollere sığamayan bir genç kadın. Jill’in hikâyesi sadece onun değil aslında – o, bir dönemin, bir cinsiyetin ve bir arayışın simgesi gibi. Piercy, Jill’in üzerinden toplumun kadınlara yüklediği beklentileri, cinselliğe ve anneliğe dair ikiyüzlü bakışları, eğitimli bir kadının bile ne kadar kolay etiketlenip köşeye sıkıştırılabileceğini gözümüzün içine sokmadan ama can acıtıcı bir gerçeklikle anlatıyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri, Jill’in ve arkadaşlarının hayatlarının birbirine örülme şekli. Bu “örülülük” hali sadece dostluklarla değil, ortak yaralarla, benzer korkularla ve zaman zaman farklı yönlerden gelen ama aynı yere çarpan hayatlarla kurulan bir ağ gibi. Kadınların kendi bedenleri ve hayatları üzerindeki söz hakkını aradığı bir dönemde, Jill’in yaşadıkları insanın içine işliyor. Özellikle kürtaj, cinsellik ve aile kurumu etrafındaki sahneler hem dönem eleştirisi yapıyor hem de bugüne dair hâlâ geçerliliğini koruyan sorular soruyor. Piercy’nin dili ne akademik ne de tamamen sade; ama çok sahici. Özellikle kadın karakterlerin iç dünyası o kadar özenli işlenmiş ki, kendini onlarla aynı odada, aynı mutfakta, hatta bazen aynı kararsızlığın içinde buluyorsun. Jill’in düşüncelerine ortak olmak, bir yanıyla onun öfkesiyle, sevinciyle hemhal olmak demek. Romanı bitirmeye yaklaşırken içimde garip bir burukluk oluştu. Çünkü Jill’in yaşadıkları,
Edebiyat
Örülü HayatlarMarge Piercy · Ayrıntı Yayınları · 201814 okunma
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2022 66. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2022 02:30
Anthony Giddens'ın "Mahremiyetin Dönüşümü" adlı kitabı, modern toplumlardaki mahremiyet, cinsellik ve duygusal ilişkilerin değişen doğasını inceliyor. Kitap, geleneksel aile yapısından uzaklaşan, duygusal ve cinsel ilişkilerin daha bireysel ve özgürleşmiş bir şekilde yaşandığı modern ilişki biçimlerini ele alıyor. Anthony GiddensAnthony Giddens , kitabında "cinsel devrim" olarak adlandırdığı süreci analiz ediyor. Bu süreç, cinsellik ve mahremiyet alanlarında yaşanan açılmaları ve değişimleri ifade eder. Giddens, teknolojik ilerlemeler, kadın hakları hareketi, doğum kontrol yöntemlerindeki gelişmeler gibi faktörlerin etkisiyle, bireylerin duygusal ve cinsel ilişkilerindeki geleneksel normlardan saparak daha açık ve özgür bir şekilde davrandığını savunuyor. Kitap aynı zamanda "aşkın reinveste edilmesi" fikrini de ortaya atıyor. Yani, modern ilişkilerde romantizm, duygusal bağlılık ve cinsellik gibi unsurların daha önce hiç olmadığı kadar önemli hale geldiği ve bireylerin bu alanlara daha fazla yatırım yaptığı görüşünü öne sürüyor. Giddens'ın kitabı, geleneksel aile yapısının çözülmesi, cinsel kimliklerin ve ilişki biçimlerinin çeşitlenmesi gibi konuları ele alarak modern toplumdaki değişen mahremiyet kavramını derinlemesine inceliyor. Aynı zamanda bireylerin duygusal ve cinsel ilişkilerindeki özgürlüklerini ve sorumluluklarını da değerlendiriyor. Mahremiyetin DönüşümüMahremiyetin Dönüşümü , okuyuculara modern ilişkilerin karmaşıklığını ve değişen doğasını anlama konusunda önemli bir bakış açısı sunuyor.
Sosyoloji
Mahremiyetin DönüşümüAnthony Giddens · Ayrıntı Yayınları · 2014278 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2023 35. kitabı
·
121 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2023 18:30
Jean Baudrillard'ın "Simülakrlar ve Simülasyon" adlı kitabı, modern toplumun karmaşıklığını, medyanın etkilerini ve gerçeklik ile taklit arasındaki ince çizgiyi derinlemesine ele alan önemli bir felsefi eser olarak kabul edilir. Baudrillard'ın bu kitabı, postmodern dünyanın algılanışını, sembollerin ve imajların gerçeklikle nasıl örtüştüğünü ve toplumsal yapıların nasıl simülakrlarla dolup taştığını inceler. Simülakrlar ve SimülasyonSimülakrlar ve Simülasyon , gerçeklik kavramının giderek daha karmaşık ve çelişkili bir hale geldiği bir dönemde yazılmıştır. Baudrillard, kitabında, modern medya, reklamcılık, kültür ve tüketim toplumu gibi alanlarda ortaya çıkan sembollerin, imajların ve simülakrların gerçekliği nasıl gölgelediğini ve hatta yerine geçtiğini tartışır. O, gerçekliğin artık bir taklit olduğunu, medyanın bize sunulan imajlar aracılığıyla şekillendirildiğini ve bu imajların gerçeği geçersiz kıldığını iddia eder. Baudrillard, kitabında "simülakr" terimini kullanarak, gerçekliğin taklit edilmiş ve yeniden üretilmiş bir versiyonuna atıfta bulunur. Bu simülakrlar, doğal dünyanın gerçekliğiyle hiçbir bağlantısı olmayan, tamamen yapay ve medya tarafından inşa edilmiş olan imajlar ve sembollerdir. Baudrillard'a göre, modern toplumda gerçeklik hissi, simülakrlar ve imajlar tarafından bastırılmıştır ve insanlar artık bu simülakrlarla yaşamaktadırlar. "Simülakrlar ve Simülasyon", gerçeklik, sembolizm ve medya ilişkilerine dair derinlemesine bir düşünce deneyimi sunar. Baudrillard'ın bu eseri, modern dünyanın karmaşıklığını anlamak isteyen okuyucular için zorlu ve düşündürücü bir okuma sunar, aynı zamanda kültürel eleştiri ve felsefi düşünce alanlarında ileri düzeyde bir çalışma olarak kabul edilir.
Felsefe-Düşünce
Simülakrlar ve SimülasyonJean Baudrillard · Doğu-Batı Yayınları · 20141,249 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2023 43. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2023 23:26
İletişim yayınlarının psikoloji serisi çok hoşuma gidiyor. Yavaş yavaş hepsini okumayı düşünüyorum. Gelelim bu kitaba. Aşık OlmakAşık Olmak romantik ilişkiler ve aşk konularında derinlemesine bir inceleme. Kitap, aşkın doğasını ve romantik ilişkilerde ortaya çıkan bağlılık sorunlarını anlamaya yönelik kapsamlı bir bakış açısı sunuyor. Romantik ilişkilerde özellikle aşık olma sürecinde karşılaşılan zorlukları ve bu zorlukların altında yatan psikolojik dinamikleri anlamak isteyen okuyucular için iyi bir kaynak bence. Bu açıdan da değerli bilgiler edindiğimi söyleyebilirim. Ayala Malach PinesAyala Malach Pines , kitapta aşkın ve romantizmin insan davranışlarına ve duygusal durumlarına olan etkilerini psikolojik açıdan inceliyor. Romantik ilişkilerde sıkça görülen bağlılık sorunlarına ve aşırı bağlılık, kıskançlık, aşk acısı gibi duygusal durumların nasıl geliştiğine odaklanıyor. Yazar, psikolojik teorileri ve kendi klinik deneyimlerini kullanarak, romantik ilişkilerdeki karmaşık duyguları açıklıyor ve bu duyguların kökenlerini irdeleyerek okuyuculara yeni bir bakış açısı sunuyor. Kitap ayrıca, sağlıklı bir aşk ilişkisinin unsurlarını ve bu ilişkinin nasıl sürdürülebileceğini anlamak isteyenleri de bilgilendiriyor. Kitapta romantik ilişkilerde karşılaşılan problemlerle başa çıkmak ve ilişkileri geliştirmek için pratik ipuçları ve tavsiyeler de bulabilirsiniz. Bu, kitabı romantik ilişkilerinde daha bilinçli ve sağlıklı bir yaklaşım benimsemek isteyen okuyucular için faydalı olabilir. Kitabımız, aşkın karmaşıklığını ve romantik ilişkilerdeki psikolojik dinamikleri anlamak isteyen herkes için zengin bir kaynak olarak öne çıkıyor. Pines'ın derinlemesine araştırmaları ve anlayışlı yaklaşımı, okuyucuları romantik ilişkilerdeki duygusal zorluklara dair daha bilinçli ve sağlam bir temel oluşturacak şekilde
Psikoloji
Aşık OlmakAyala Malach Pines · İletişim Yayıncılık · 2020429 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2022 55. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2022 18:48
Felsefe ve toplumsal cinsiyet profesörü Tina Chanter’ın yazdığı kitap felsefi temeller üzerine inşa edilmiş bir toplumsal cinsiyet kitabı. Kitabın başından sonuna Platon, Descartes, Spinoza, Kant, Marx, Deleuze, Derrida, Foucault gibi birçok filozofun düşünceleri ile yine birçok feminist kuramcının toplumsal cinsiyet açısından bu filozoflar üzerindeki düşüncelerini bir araya getiriyor yazar, aralarda kendini belli ediyor kendi düşünceleriyle. Belki okurken biraz zorlanılabilir çünkü elbette bu akademik dille yazılmış bir kaynak en nihayetinde. Yani adı geçen filozoflar ve feminist kuramcılar hakkında biraz fikir sahibi olunmalı diye düşünüyorum. Ders çalışır gibi okursanız daha faydalı olacaktır. Kitabın işleyişine baktığımızda feminizm tarihinde önemli olan kavramları ve olayları görüyoruz. Yani kadınların oy hakkını kazanmasının önemi, kamusal/özel alan ayrımı ve ırk, sınıf, cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavramları… Aslında yazarın kitap içinde iki önemli sorunsalı var. Biri bu ırk, sınıf, cinsiyet, toplumsal cinsiyet kavramlarının birbirleriyle ilişkisi diğeri de “cinsiyet mi önce gelir yoksa toplumsal cinsiyet mi?” sorusu. Kitabın devamında ise feminizim ve marksizim, Foucault’nun iktidar söylemi bağlamında disiplin, kontrol etme ve kadın bedeni, bilgi felsefesi ve toplumsal cinsiyet ve son olarak da sömürgecilik sonrası feminist kuram ile yapısalcılık sonrası feminist kuram tartışmalarının içinde buluyoruz kendimizi. Marksizmin ve psikanalitiğin feminist teoriyi ifade etmede nasıl işe yaradığına ve onu nasıl engelleyebileceklerini görüyoruz. Ayrıca, Foucault ve Derrida'nın yaklaşımlarının feminist felsefe tarafından iktidar ve ideoloji sorunlarını yeniden formüle etmek için nasıl ele alındığını araştırıyoruz. Buraları hepimiz biliyoruz zaten. İktidarın,
Felsefe
Toplumsal CinsiyetTina Chanter · Fol Kitap Yayınları · 201937 okunma
Reklam