Ama ben kendi içimde kalmak istemiyorum ki... Ben senin içinde olmak istiyorum. Bırak beni bir düşünce olayım kafanda... En önemsiz düşüncelerden biri. Gelip geçici, hemencecik unutuvereceğin düşüncelerinden biri.
Çünkü sensiz bu bahçe bana artık benim bahçem gibi görünmüyor. Sanki sen ta çocukluk günlerimden beri burada benimle birlikte bulunan ağaçlardan biri gibisin: onların en büyüğü, en güçlüsü, en havalısı... Düşlerimde seninle konuşuyorum.
Yüzümde okuyabilirsin tüm düşündüklerimi. Alnım tek seni yansıtan bir ayna. Hep seni yinelemekten bıkmayacak. Ben senin arzularına yerleşmişim. Seni görmeden önce kimseyi tanımıyordum, kendimi bile tanımıyordum. Bilmiyordum güneşin, ayın, suyun, dudakların varolduğunu. Şu gördüğün bitkilerden biriyim işte. Ara sıra şu ağaçla konuşurdum. Tüm dostluk ilişkilerim burda biterdi... Dün sen bana bir demet gül attın, bu çiçekler bir salkım yıldız oldu benim için, başka dünyalardan bir mesaj. Buna karşılık bilmem ki ben sana ne verebilirim?