mutluluk bir nehirdir, önce kara kayalar arasından akar, karanlık, uğuldayan bir uçurum. sonra kıyıya bir akbalıkçıl konmuştur, akşam rüzgarıyla da sürü sürü yaban ördekleri havalanır. su genişler, pırıldayan ovanın içinden sessiz sessiz akar gider -
gerçeklik benim için katlanılmaz hale gelmişti - , dünyayla o doğrudan karşılaşma, tam da benim nice tutkuyla aradığım, nice tutkuyla sevdiğim dünyayla! - insanın her türlü hiyerarşisini reddeden, tüm hesapları alaya alan, bizim sistemlerimizin kuruluğundan kaçan, bolluğu hep gözlerimiz önünde, zenginliği elle tutulur olan, canlı kucaklayışını özlediğimiz, yüz kere boşuna bekleyip de bir kere, sonunda bir kere inayet halinde bize dokunan gerçeklik!