Livia

Livia
@solosonrie
Vive con los que tienes.
390 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Bir komutan önümde sırf korkaklığı ve yanlış hareketi yüzünden büyük bir zafer kazandığını; bir amiral de filoyu düşmana bırakmak isterken doğru haberleşme eksikliğinden onu nasıl yendigini itiraf etti. Üç kral, saltanatları boyunca bir kere olsun değerli kimselere yönetimde yer vermediklerini; vermişlerse bunun yanlışlıkla ya da danıştıkları bir bakanın aldatması ile olduğunu; dünyaya tekrar gelseler gene böyle davranacaklarını söylediler.”
Sayfa 214
Reklam
“İki profesör, halkı sıkıntıya sokmadan en uygun, en verimli vergi toplama yöntem ve çarelerinin ne olabileceği hakkında ateşli bir tartışmaya tutulmuştu. Biri, en doğru yöntemin düşkünlük ve çılgınlıkları vergiye bağlamak, her bir kimseden alınacak miktarı da komşuları arasından seçilecek bir heyete, kimsenin hakkını yemeyerek belirletmek olacağını söylüyordu. Öteki tamamıyla karşıt bir fikirdeydi. İnsanların başlıca övündükleri ruh ve beden niteliklerini vergiye bağlamak, miktarı aşağı yukarı bunlardan üstünlük derecelerine göre saptamak, bu dereceleri saptama işini de herkesin tamamıyla istek ve keyfine bırakmak gerektiğini düşünüyordu. En yüksek vergi, kadınların en çok gözünde olan erkeklerden kesilmeli, her erkekten alınacak harç da gene kendi sözüne dayanılarak görmüş olduğu iltifatın sayı ve şekline göre saptanmalı. Zekâ, yiğitlik, naziklik de vergiye tabi tutulmalı, toplama işi de herkesin kendinde bulunduğunu söylediği miktara göre yapılmalıydı. Onur, adalet, bilgelik ve bilgiye gelince bunlardan hiçbir surette vergi kesilmemeliydi; çünkü bunlar öyle garip niteliklerdir ki kimse ne komşusunda olduğunu kabul eder ne de kendisinde bulunduğunu söyleyerek övünür.”
Sayfa 200
“Bir devletteki partiler birbirlerine çok düşmansa profesör bunları uzlaştırmak için yetkin bir çare bulmuştu. Yöntem şuydu: Kafaları imkân ölçüsünde aynı irilikte olanlar ikişer ikişer dizilecek sonra usta oparatörler her çiftin kafasının arka kısmını aynı zamanda ve beyni iki eşit parçaya ayırmak suretiyle kesecek, bu kestikleri parçaları o iki adam arasında değiştirip her birinden kesilen parçayı karşı partideki adamın kafasına yapıştıracaklar. Bu büyük dikkat isteyen bir iş olmakla beraber profesör, çok usta bir şekilde yapılacak olursa elde edilecek sonucun hiç şaşmayacağını kesinlikle belirtiyordu. Şöyle düşünüyordu: İki yarım beyin, tartışmalarını tek bir kafatasının sınırları içinde yapmak zorunda kalacağından çok geçmeden iyi bir anlaşmaya varacaklar, düşünceye ölçü ve düzen sağlayacaklardır.“
Sayfa 199
“Üç profesör oturmuş dillerinin gelişmesini sağlamak için birbirlerine danışıyordu. İlk plan şuydu: Bütün çok heceli kelimeleri tek heceli kılarak konuşmayı kısaltmak ve gerçekte akla gelebilecek her şey isim olduğuna göre fiil ve ortaçları kullanmaktan vazgeçmek. Öteki plan ise bütün kelimeleri tamamıyla ortadan kaldırmaktı: Bu plan, sağlık ve kısalık bakımından çok büyük faydaları göz önünde tutularak kuvvetle ileri sürülmüştü. Çünkü söylediğimiz her kelime, bir dereceye kadar ciğerlerimizin aşınma ile küçülmesine ve dolayısıyla hayatınızın kısalmasına sebep olmaktadır. Onun için şu çare önerilmiştir: Bütün kelimeler eşyaların adları olduğuna göre herkesin görüşmek istediği şeyleri ifade edebilmesi için gereken eşyaları yanında taşıması çok uygun olacaktı.”
Sayfa 194
“Profesör bundan daha daha yüce ve soylu bir fikrin hiç kimsenin aklından geçmemiş olduğunu söyleyerek övündü. Bilinen yöntemlerle sanat ve bilgi edinmenin ne kadar zahmetli olduğunu herkes kabul ederdi; oysa bu icadı ile en bilgisiz kimse bile az bir masrafla ve bedenini biraz zahmete sokarak öyle okuyup incelemek, dâhi olmak gibi şeylere hiç de gerek olmadan şiir, siyaset, hukuk, matematik, tanrı bilim üzerinde kitaplar yazabilirdi.”
Sayfa 191
Reklam