Livia

Livia
@solosonrie
Vive con los que tienes.
390 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Yönetim ve hukuk yönetimlerimizde akıl ve dolayısıyla erdem noksanının etkisi açıkça görülüyordu; çünkü sadece akıl, akıllı bir yaratığı yönetmeye yeterdi; onun için yurttaşlarım hakkında anlattıklarımı göz önünde tutsa bile akıllı olduğumuzu iddia edemezdik. Zaten o anlattıklarımda, yurttaşlarının yararına olsun diye bir çok ayrıntıya gizlediğimin, çok kere de olmayan şeyi söylediğimin farkındaydı.”
Sayfa 283
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
“İngiltere’de yerlilerin yiyebileceğinden üç kat daha fazla yiyecek yetişiyordu. (…) Rahat rahat yaşamaya elverişli başka şeyler de. Ama erkeklerin zevk aşırılıklarını ve ölçüsüzlüğünü, dişilerin de gururunu doyurmak için bize gerekli olan şeylerin çoğunu başka ülkelere gönderiyor; karşılık olarak da hastalık, düşkünlük ve çılgınlık tohumları getiriyor, aramızda paylaşıyorduk.”
Sayfa 274
“Okuyan, kendini ciddi olarak yetişmiş, hayattan bir şeyler anlayan, bilgisi olan bir kimse zanneder. Oysa nasıl okuyacağını bilmeden okumak onu gerçeklerden uzaklaştırır. Böyleleri ya bir senatoryuma düşerler ya da politikacı olurlar.”
“Zenginlerin çoğunun ve sonradan görmelerin bu sosyal sefalet karşısında aldırışsız olmalarından yahut sırf gösteriş için ve çok defa gayesiz, beceriksiz bir şekilde sefillerden bahsetmeleri, fakat her zaman iyiliksever görünen bazı aydınların durmadan ‘halka inmek’ten söz etmeleri kadar boş ve zararlı bir şey bilmiyorum. Bu insanlar kavrayıştan mahrum ruhları ile meseleyi genel görüşü ile anlamaya çalıştıkları için yanılıyorlar, daha sonra ileri sürdükleri fikirlerin hiçbir işe yaramadığını veya iğrenme ve kırılma duyularak reddedildiğini görünce şaşırıp kalıyorlar, bunu da halkın nankörlüğünün bir delili olarak göstermek istiyorlardı.”
Sayfa 25
“İlk bakışta inanılmayacak gibi görünse de ekonomik bakımdan pek iyi olmayan küçük burjuva sınıfıyla amele sınıfı arasındaki uçurum zannedildiğinden çok daha derindi. İki sınıf birbirine hemen hemen düşman gibiydiler. Bunun da sebebi yakın bir tarihte işçi sınıfının seviyesini aşan bir eğitim görebilmiş insanların, biraz nefret ettikleri eski duruma düşmekten veya o sınıftan görünmekten korkmaları idi. Buna bir de bu aşağı sınıflar arasındaki kaba ilişkilerin iğrenç hatırasını ve kültürden yoksun oluşlarını ilave edin. Bu sosyal seviyeyi bir kere aşmış olan mütevazı insanlar için bile bir an için geride kalanların arasına düşmek, katlanılamaz bir şey oluyor, tahammül edilmez bir mecburiyet olarak görülüyor.”
Sayfa 25