1000Kitap Logosu
Resim
Jonathan Swift

Jonathan Swift

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.1
1.176 Kişi
6,4bin
Okunma
246
Beğeni
9,5bin
Gösterim
Unvan
İrlandalı şair, yazar ve siyasetçi
Doğum
Dublin, İrlanda, 30 Kasım 1667
Ölüm
Dublin, İrlanda, 19 Ekim 1745
Yaşamı
İngiliz edebiyatının büyük yergi ustalarından biridir. Bir din adamı olan Jonathan Swift, siyasetle yakından ilgilenmiş; felsefi, siyasi, dinî konularda yergiler yazmış; İngiltere'nin baskıcı politikasına karşı birbiri ardına çıkardığı siyasi broşürlerle İrlanda'da ulusal bir kahramana dönüşmüştür. "Gulliver'in Gezileri" adlı romanı, Batı edebiyatının en çok okunan kitaplarından biridir. Dört bölümden oluşan kitabın ilk iki bölümünü içeren kısaltılmış basımları, dünya çocuk edebiyatının klasik romanları arasında yer almaktadır. 30 Kasım 1667'de İrlanda'nın başkenti Dublin'de doğdu. İngiliz kökenli bir ailedendir. Babasının ölümünden sonra dünyaya gelen Swift'i annesi önce bir sütanneye, sonra amcasına emanet edip İngiltere'deki akrabalarının yanına döndüğü için annesiz büyüdü. 1689'da Trinity College'ı bitirdi ve İngiltere'ye gitti. Çağının önemli bir devlet adamı olan ve yazılarıyla ünlü bir düşünür sayılan Sir William Temple'ın evinde görev aldı, onun sekreteri oldu. İlk şiirleri ve Stella adıyla ölümsüzleştireceği, o zaman sekiz yaşında olan Esther Johnson ile tanışması da bu tarihlerde gerçekleşti. (1691). William Temple'ın sayesinde o yılların kültürel ortamıyla ve etkili kişileriyle tanıştı ve onun teşviki ile Oxford Üniversitesi'nde lisansüstü eğitimi yaptı. O dönemde Swift gibi eğitimli ama geliri olmayan bir gence açık az sayıdaki meslekten birisi din adamlığı idi. Bağımsız olabilmek için bu mesleği seçen Swift, 1694'te Anglikan Kilisesi'ne girdi. 1696'da Temple'ın evine geri döndü ve 1699'da Temple'ın ölümüne kadar kendisine anılarını ve mektuplarını yayıma hazırlamada yardımcı oldu. Bu dönemde değişik mezhepten Hristiyanların kavgasını ele alan "A Tale of a Tub" (Bir Fıçının Öyküsü) adlı eserini yazdı. 1704 yılında yayımladığı eserde, din alanında hoşgörüsüzlüğü, ikiyüzlülüğü eleştirmiştir. Temple'ın ölümünden sonra Dublin'e gidip önce Lord Berkeley'nin yanında çalıştı, daha sonra papazlık yaparak siyasetten ve saraydan uzak kaldı. Aynı dönemde Stella da İrlanda'ya taşınmış ve onun Dublin dışında olduğu dönemlerde sıklıkla evinde kalmıştır. Swift'in bu genç kızla ilişkisi tüm araştırmalara karşın aydınlığa kavuşmamıştır. Evlendiklerine dair yaygın bir söylenti çıksa da Swift, onu aşkla sevdiğini hiçbir zaman kabul etmemiş ve onunla hep yanlarında Stella'nın arkadaşı Rebecca Dingley varken buluşmuşlardı. Londra'dan Stella ve Rebecca'ya yazdığı mektuplar "Stella'ya Günlük" adıyla yayımlandı. 1701'de Londra'ya döndüğünde, artık tanınan bir yazardı. Siyaset, din ve edebiyat alanlarında giriştiği polemiklerle etkiliydi. Art arda yayımlanan kitapları da oldukça ilgi görmüş ve parlak zekası hayranlık uyandırmıştı. Siyasi olarak liberallerin yanında yer alan Swift, aynı zamanda kiliseye ve dine de bağlıydı. 1704'te yayımlanan "The Battle of the Books" (Kitapların Savaşı) taşlaması, İngiltere'de Eskiler-Yeniler tartışmasını yeniden alevlendirdi. Kendisi "yeniler"e karşı "eskiler"i savundu ve kendi çağındaki yapaylığı, ukalalığı eleştirdi. 1710'dan sonra muhafazakâr Tory partisini desteklemeye başladı. Tory'lerin iktidarda oldukları 1710-1713 arasında Londra'da yaşadı ve partinin ileri gelenlerinin yer aldığı The Examiner dergisini yöneterek başkentin siyasal yaşamında etkin bir rol oynadı. Ancak 1714'te Tory'lerın siyasi gücü azaldı ve Swift düş kırıklığı ile Dublin'e geri döndü. 1713'te Dublin'deki St. Patrick Katedrali'nin başrahipliğine atanmıştı. Bu görev nedeniyle artık Londra'ya gitme imkanı bulamayan Swift, 1745 yılındaki ölümüne kadar geçen sürede, kendini İrlanda'nın sorunları üzerinde çalışmaya ve yazmaya verdi. Birbiri ardına çıkardığı siyasi broşürlerle İrlanda'da ulusal bir kahramana dönüştü. 1724-1725'te yayımlanan "Drapier's Letters" (Kumaşçının Mektupları) ve ardından 1726 yılında tamamladığı "Gulliver's Travels" (Guliver'in Gezileri) ile İrlanda'da çok ünlü oldu. Tüm zamanlara yayılan bir ün kazanan dört bölümlük Guliverin Gezileri'nin son iki bölümü, özellikle de son bölümü çok sert bir taşlamadır. Swift, cüceler ülkesini anlattığı birinci bölümde İngiltere'de Whig'ler ve Tory'ler çatışmasını; ikinci bölümde kendisinin beğenmiş üstün Avrupa uygarlığının ve İngiliz sisteminin çürük yanlarını, üçüncü bölümde bazı sözümona bilimsel çalışmaları, son bölümde ise kendisini hayvanlardan üstün gören insan aklını hicvetti. 1729'da yayımladığı "Alçakgönüllü Bir Öneri" adıyla bilinen kitapçık, kaleme aldığı son önemli eseri oldu. Tam adı "A Modest Proposal For preventing the Children of Poor People From being a Burthen to Their Parents or Country, and For making them Beneficial to the Publick " (Yoksul Kişilerin Çocuklarının Ana Babalarına ve Ülkeye Yük Olmalarını Engellemek ve Topluma Faydalı hale getirmek için Alçakgönüllü Bir Öneri) olan bu eserde İngiltere'nin, İrlanda'yı olumsuz etkileyen ticari uygulamalarını hicvetti. O dönemde dinsel ya da ekonomik konularda ayrıntılı öneriler yayımlayan "tasarımcı" denen kişilerin parodisini yaptığı kitapçıkta Swift, son derece sağduyulu bir öneriyi, en ağırbaşlı biçimde ileri sürercesine, İrlandalı yoksul çocukların pişirilip yenmesini önerir. Yaşama karşı küskünlüğü, kötümserliği gittikçe yoğunlaşıp sağlığı bozulan Jonathan Swift, son üç yılını tamamen delirmiş olarak geçirdi. 19 Ekim 1745'te İrlanda'da öldü. 1728 yılında ölen Stella'nın St. Patrick Katedrali'ndeki mezarının yanına gömüldü.
360 syf.
İngiliz Edebiyatı
Jonathan Swift
'in 1726 yılında tamamladığı
Gulliver’in Gezileri,
yazarın yaşadığı günün koşullarında insanların bencil, çıkarcı, zalim yanlarına yönelik bir "karşı duruştur." Aynı zamanda, zamanın toplumsal, siyasal ve dinsel kurumlarına yöneltilmiş çok sert bir eleştiri ve taşlama niteliği taşıyan yapıt, yazarını yüceltmiş, ona büyük bir ün kazandırmıştır. Doktor Gulliver dürüst, kendi halinde bir adamdır ve ailesi ile sakin bir yaşam sürmekten başka bir isteği yoktur. Ancak geçim şartlarının zorluğu, onu gemilerde çalışmaya yöneltir. Gulliver denizaşırı seferler yapan gemilerde doktorluk yaparak dünyayı dolaşır. Günün birinde korkunç bir fırtına gemisini batırır, Gulliver de kendini, her şeyin minicik olduğu tuhaf bir ülkede bulur. Lilliput adındaki bu ülkenin yerlileri Gulliver'in bir dev olduğunu düşünerek onu esir alırlar. Bu ülkeden canını zor kurtaran Gulliver'in ikinci gezisi ise daha tuhaf bir yere, devler ülkesine olacaktır...
Gulliver’in Gezileri
8.1/10 · 5,6bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
344 syf.
Yahoo muyuz, insan mı?
Çocuk kitabı olarak bilinen Gulliverin Gezileri'ni okuyunca hiç de öyle olmadığını anladım. Tam metnini çocuklardan ziyade biz büyüklerin okuması gerekir diye düşünüyorum. Kitapta dört kısım mevcut. Gemiyle seyahat ederken doktorluk yapan Gulliver bizi kendi yarattığı ütopik yerlerde gezdiriyor. Cüceler,devler,havada asılı duran ada ve atların yönettiği bir ülke... İlk karaya çıktığı yer cücelerin dünyası Lilliput'tur. Burada hapsedilir ve kendisinin dev olduğu bu ülkede cucelerle iyi geçinmenin yollarını arar. Cücelerin komşu ülkeyle savaşmasında Lilliput'a yardım eden Gulliver yardımı karşılığında özgür bırakılır ve oradan kurtulur. İkinci seyahati ise kendisinin cüce, ülke yerlilerinin ise dev olduğu bir ülkede gerçekleşir. Buradan da kaçmayı başarır ve ülkesine döner. Bahtında seyahat etmenin yazılı olduğunu düşünen Gulliver yine evinde duramaz ve üçüncü seyahatinde uçan bir adayla karşılaşır,buraya kabul edilir. Buradaki yerliler normal boyuttadır ama ilgilendikleri tek şey musiki ve matematiktir. Düşünebilmek için hizmetçilerinin onlara balonla dokunması gerekir(burada çok gülmüştüm :D) Son olarak düştüğü adayı ise asil atlar yönetir ve yahoo adı verilen insana çok benzeyen vahşi ve pis hayvanlar bu ülkenin yerlisidir. Benim de en çok etkilendiğim ve düşündüren kısmı bu oldu. Efendim diye hitap ettiği ata ülkesinin yerlileri hakkında (bizlerden bahsediyor) verdiği bilgiler karşısında at oldukça hayrete düşer ve akıllı olan biz insanların aklımızı neden savaşmak,kibirlenip birbirimize düşmanlık beslemek için kullandığımızı bir türlü anlayamadığını söyler. Bu son gezisinden sonra evine dönmek zorunda kalan Gulliver insanları -kendi ailesini bile- görmeye katlanamaz ve aklı hep son gezisinde kalır. Dönemin İngiltere ve Avrupasını, siyasi partilerin ve biz insanları kullanan siyasileri, aç gözlü doymak bilmez insan soyunu,dini araç hâline getiren din adamlarını,yazar; başarılı bir hicivle tek romanı olan bu kitapta bizlere sunmuş. Bize de bu başarılı eleştiri ve hiciv dolu romanı okuyup kendimizi sorgulamak düşüyor.
Gulliver’in Gezileri
8.1/10 · 5,6bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
344 syf.
·
10 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Doktor Gulliver'ın deniz seyahatlerinde başına gelen talihsizlikler sonucu dört farklı diyara konuk oluyoruz. İlk bölümde cüceler, ikinci bölümde devler, üçüncü bölümde üst insanlar, son bölümde de atlar yer almaktadır. Eserde başkahramanımız bizi sürekli maceradan maceraya götürüyor. Bu yolculuklar sayesinde dönemin yozlaşmış sistemini siyasal, dinsel ve bilimsel yönlerden eleştirdiğini, 18. yy İngiltere'sindeki olaylara göndermeler yaptığını söyleyebiliriz. Dördüncü bölümde bahsettiği konular insanı düşünmeye sevk ederken benim de en çok etkilendiğim bölüm oldu. Gulliver'ın yolculuğu sona erdiğinde artık insanlardan nefret eden bir kişi haline geliyor. Ailesi başta olmak üzere kendini herkesten soyutluyor. Yaşadıklarından dolayı insanlığa dair hiçbir umudu kalmıyor. Yüzyıllar geçmesine rağmen yazarın kaleme aldığı durumların günümüzde hala devam ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Eserde vermek istediği mesajlar çok güzel ama ne yazık ki anlatım tarzı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Okurken zaman zaman sıkıldım. Her şeye rağmen okunması gereken bir kitap, herkese tavsiye ederim. İyi okumalar
Gulliver’in Gezileri
8.1/10 · 5,6bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.