Lakin birisi sanal hayatın derinliklerine, cyberspace’in uçurumlarına daldıkça, er veya geç giderek daha yoğun biçimde meatspace’e, yani kanlı canlı bir dünyanın duyusallığına geri dönmeye özlem duyar. Hayat, her şeye rağmen analog yaşanmak ister, daima ve ebediyen böyle olacaktır, teknolojiye dayalı ‘’transhümanizm’’ istediği kadar reel insan oluşun ötesine geçmeyi istesin, değiştiremez bunu.